(6762 S. K. m. 557)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Adana Üçüncü Sulh Hukuk Mahkemesi)nce verilen 12.2.1991 tarih ve 72-187 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin konfeksiyonculuk işi ile uğraştığını, davalı banka ile müşterilerinin "Visa kredi kartları" ile alışveriş yapmaları konusunda bir sözleşme yaptığını, dava dışı Oktay'ın visa kredi kartı ile 28.11.1988 ve 29.11.1988 tarihinde üç parça halinde toplam 625.000 TL.lık alışveriş yaptığını, müvekkilinin bankaya parasını almak için gittiğini sözlü ve yazılı ihtara cevap alamadığını ileri sürerek 625.000 TL.nın yasal ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini taleb etmiştir.
Davalı vekili cevabında; üye işyeri ile banka arasındaki Visa sözleşmesinin D/2 maddesine göre, borç ilişkisinde 150.000 TL.lık kısmının bankanın garanti ettiğini, bunun üzerinde yapılan alışverişlerde kart sahibinin bağlı olduğu bankadan otorizasyon alması gerekirken bu şarta uymadığını beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dosyadaki bilgi ve belgelere, tanık ifadelerine, kredi kartları sözleşmesi ve toplanan delillere dayanılarak kredi kartı limiti 150.000 TL. olup, bunun aksinin ispatıda ancak yazılı delil ile ispat edileceğinden davacının üç adet kredi kartı ile yaptığı satışlar için toplam 425.000 TL. hakkındaki iddia sabit olduğu gerekçesiyle 425.000 TL.lık kısmının kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, davacı vekili de katılma yolu ile temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, davacı ile davalı banka arasındaki akdi ilişkiyi düzenleyen Visa Kartı Üye İşyeri Anlaşmasının (D-Kredi kartı kullanma limitleri) başlıklı bölümünde limit aşılması halinde bu konuda bankadan otorizasyon alınacağı ve bunu satış belgesindeki özel hanesine işleneceği öngörülmüş bulunmaktadır.
Dava dosyası içerisindeki davacı tarafından düzenlenen satış belgesinde (Sales Draft) otorizasyon No bölümünün boş bırakıldığı görüldüğüne göre, davacının limit aşılması konusunda davalı bankadan otorizasyon almadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar dikkate alınmadan, davalı bankadan otorizasyon alındığının tanıkla ispatının kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu yönden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının (REDDİNE), (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy