(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 05.12.1990 tarih ve 2235-4994 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.10.1992 gününde davacı asil Mehmet Solar gelip davacı ve davalı avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin daha önce ihraç edildiğini, ancak açılan davayla ihraç kararının iptalini sağladıklarını, halen müvekkiline verilecek bir daire bulunmadığını, müvekkiline daire verilmiş olsaydı değerinin (25.000.000) TL olacağını ileri sürerek fazla haklar saklı kalmak üzere şimdilik bu miktarın kura çekim tarihinden itibaren banka iskonto faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının akçalı vecibelerini yerine getirmediğini, diğer ortaklar ödemelerinin (6.500.000) TL olduğu halde davacı toplam ödemesinin (500.000) TL civarında olduğunu, davacı isteminin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, haksız fiil hukuki nedenine dayalı davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olması halinde de yine zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ancak ödediği miktarı geri isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, mübrez belgeler, ilgili dava dosyası ve bilirkişiler raporuna nazaran davacının ihracının usulsüz olduğunun mahkeme kararıyla tescil edildiği, ancak davaya davalının tahsis edebileceği konut bulunmadığının anlaşıldığı, davacının tazminat davası açmakta haklı olduğu, Dairemiz uygulamalarına göre dava tarihi itibariyle davacıya tahsis edebilecek değerdeki bir dairenin rayiç bedelinin (25.000.000) TL maliyet değerinin (7.500.000) TL, davacı ödemesinin ise (670.000)TL olduğu, davacının isteyebileceği tazminatın (Rayiç değeri davacı üye ödemeleri - dairenin maliyet değeri) formülüne göre (25.000.000) TL + (670.000) TL - (7.500.000) TL = (18.700.000)TL davacıya ödenecek tazminat tutarı olduğu gerekçesiyle bu miktarın davalının temerrüt tarihi olan 27.04.1986 tarihinden itibaren 30 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Kooperatiften haksız olarak çıkarılan ve ihraç kararını iptal ettirerek ortaklığa dönen ve kendisine taşınmaz verilemediği için tazminat isteyen ortağına açacağı davada tazminatın hesabına ilişkin olarak Dairemizce uygulanan hesap tarzının menfaatler dengesine uygun olamadığı kanaatine varıldığından Dairemizce tazminat hesabı yönünden bundan böyle şu şekilde bir hesaplama yapılması uygun görülmüştür.
1- Ortaklara verilen taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilmelidir.
2- Normal ödemesini yapan diğer ortakların ödeme tarihleri de nazara alınarak toplam ödemeleri, paranın iştira gücünün azalması ve sair etkenler nazara alınarak rayiç değerin tespit edildiği tarihe taşınarak ödemelere tekabül eden miktar belirlenmeli,
3- Böylece normal ödeme yapan ortakların rayiç değeri tespit edilen tarihte ödemelerinin karşılığı olan miktar itibariyle ve rayiç değer nazara alınarak taşınmaza malik olmakta elde ettikleri menfaat miktarı bulunmalı,
4- Davacı ortağın diğer ortaklara göre eksik ödeme yaptığı miktar nazara alınarak davacının yaptığı ödeme miktarı ve tarihleri gözönünde tutularak bu miktarın yine rayiç değer tespit edilen tarihe taşınarak gerçek karşılığı bulunmalı,
5- Normal ödeme yapan diğer ortakların ve davacının rayiç değer tespit tarihinde tespit edilen ödeme karşılıklarının birbirinden çıkarılması suretiyle davacının diğer ortaklar kadar bir yararlanma sağlaması için ödemesi gereken miktar saptanmalı,
6- Bu suretle yapılan hesaplama sonunda elde edilen rayiç değerden diğer ortakların ödemelerinin gerçek karşılığı çıkarılarak bulunacak yararlanma miktarından, davacının diğer ortaklara denk bir ödemeye varması için hesaplanan eksik ödeme miktarı çıkarılmak suretiyle davacıya ödenecek olan tazminat miktarı bulunmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediklerinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy