(6762 S. K. m. 58, 46, 62, 1465)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı: Kahramanmaraş Asliye 1. Hukuk Mahkemesi`nce verilen 11.10.1990 tarih ve 598/545 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının vekili adına tescilli olan ( ... Otobüs İşletmeciliği ) ticaret ünvanına tecavüz ederek haksız rekabette bulunduğunun hükmen sabit olduğunu, bu tecavüz neticesinde müvekkilinin piyasadan çekilmek zorunda kaldığını, buna karşılık davalı firmanın 40.000.000 liralık haksız kazanç sağladığını iddia ederek müvekkilinin uğradığı 10.000.000 lirası zarar ile birlikte toplam 50.000.000 liranın haksız tecavüzün başladığı tarihten itibaren aylık % 7 ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız rekabete ilişkin istemlerinin zamanaşımına uğradığını yurt dışı seferlerden elde edilen gelirin davacı ile ilgisi olmadığını, davacının istediği tazminatın fazla olup zarara kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 33.682.035 liranın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine ilişkin kararı taraf vekilleri temyiz etmişlerdir. Dairemizin 1987/8860 - 1988/1745 sayılı ve 22.3.1988 günlü ilamıyla, davacının faiz istemi hakkında karar verilmemesi, davalı ltd. şirketin yerine kararın karşılığında temsilcisi Y.O.`un gösterilmiş olması nedeniyle hüküm taraflar yararına bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 1988/5219-5008 sayılı ve 16.9.1988 günlü ilamıyla özetle, TCK.nun 62. maddesi uyarınca TTK.nun 58. maddesinden kaynaklanan davaların bir yıllık zamanaşımına tabi olup, davacının dava tarihinden geriye doğru bir yıllık zararını istiyebileceği, fazlaya ilişkin takibin ise zamanaşımına uğradığı, davalının çamur defterinin TTK.nun 46/1 ve 1465. maddeleri uyarınca davalı aleyhine delil olabileceği, daha önce alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, gerçek giderlerin tespiti ile davacının talep edebileceği miktar yönünden yeniden üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğinden bahisle önceki bozma sebeplerine ek olarak hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişiler raporlarına ve toplanan kanıtlara nazaran davacının davalının haksız rekabeti nedeniyle uğradığı bir yıllık zarar miktarının 31.664.063 lira olduğunun belirlendiği gerekçesiyle 31.664.063 liranın dava tarihi olan 13.6.1986 tarihinden itibaren % 52 oranındaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, davalının diğer gelirlerinin giderlerini karşılayacağı bu nedenle davacının bir yıllık zararının 31.664.063 lira olduğu belirtilmiş ise, davalının ödediği kurumlar vergisi miktarı düşülmemiştir.
TTK.nun 58/d maddesi uyarınca hüküm altına alınacak tazminat miktarı davalının elde ettiği net menfaat miktarı olmalıdır.
Bu nedenle mahkemece bilirkişilerce tazminat miktarına esas alınan dönem için, davalının ödediği vergi mevcut ise bu tespit edilip kazanç miktarından düşülerek kazanç netleştirilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy