(1163 S. K. m. 45, 53) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Salih Zeki Ç. ile S.S. Batıkent Özgür Yapı Koop. Yönetim Kurulu arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen hükmü onayan Dairenin 15.10.1991 gün ve 91/2693-5427 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin 20.10.1990 tarihli genel kurul toplantısında çağrının usulüne uygun yapılmadığı gibi, toplantı nisabının dahi oluşmadığını ileri sürerek bu toplantıda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çağrının taahhütlü mektupla yapılmamış olması nedeniyle davanın kabulüne dair verilen kararın Dairemizce onanması üzerine davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava dosyasının incelenmesinde, dava konusu yapılan 20.10.1990 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı için gerekli ilanın gazete ile yapıldığı, ancak ortaklara çağrı mektubunun taahhütlü olarak gönderilmediği anlaşılmaktadır. Ana sözleşmenin konu ile ilgili 28. maddesinde ise çağrının taahhütlü mektup yerine ortaklara imza karşılığı yapılabileceği de öngörülmüş bulunmaktadır.
Davacıya da bu şekilde çağrı tebligatı yapıldığı ve kendisinin de toplantıya katıldığı haziran cetveli ile genel kurul toplantı tutanakları kapsamından anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince çağrıdaki kısmi eksiklikler o toplantıyı ve toplantıda alınan kararların yoklukla sakat olmasını gerektirmemekte, ancak nisbi butlan müeyyidesine tabi olduğu kabul edilmektedir. Bunun sonucu olarak da bu şekilde yapılan toplantılarda alınan kararların iptali 1163 sayılı yasanın 53. maddesi hükmünde belirtilen koşullara tabi bulunmasıdır.
Dava konusu olayda, davacıya adi mektupla çağrı yapılmış ve davacı da toplantıya katılmış bulunmaktadır. Yine genel kurul tutanağının incelenmesinde tüm kararların oybirliği ile alındığı görülmemektedir. Oysa Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesi hükmüne göre toplantıya katılmış bulunan ortağın kararlara aykırı oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmesi koşulu ile dava hakkı oluşmaktadır. Toplantıda aykırı oy kullanmayan davacının bilahare tutanağın sonuna kararlara itiraz ettiğini bildirmesi, ona iptal davası açma hakkı vermez.
Öte yandan, olağanüstü genel kurul toplantısının ana gündem maddesi kooperatifin 3476 sayılı yasaya intibakı olduğuna göre keyfiyet ana sözleşme değişikliğini gerektirmekle birlikte, 3476 sayılı yasanın geçici 3. maddesi uyarınca intibak amaçlı genel kurul toplantılarında toplantı ve karar nisaplarının olağan genel kurul usul ve çoğunluğuna göre oluşacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. 1163 sayılı Yasa'nın 45 ve ana sözleşmenin 32. maddesine göre, toplantı 1/4 nisab ile yapılabileceği ve kararların da katılanların yarıdan fazlası ile alınabileceği hükme bağlandığına nazaran 306 ortaklı kooperatifte davacı dahil 152 ortağın katılmış ve kararların da oybirliği ile alınmış olması karşısında dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında hem toplantı, hem de karar nisabının oluştuğu görülmektedir. Daire onama kararında aksinin belirtilmiş olması da isabetli görülmediğinden davalı kooperatif vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemizin 15.10.1991 gün ve 1991/2693-5427 sayılı kararı kaldırılarak hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 26.12.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy