(6762 S. K. m. 1020) (2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, Ankara Beşinci Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.12.1992 tarih ve 285-789 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; 7.9.1989 tarihli sözleşmeyle davalının, müvekkiline ait (52.125.769) kg. hububat emtiasını ABD.'den İstanbul'a taşıdığını, geminin draft'ının müsait olmaması sebebiyle Yenikapı açıklarında hafifletmeye tabi tutularak (22.488.320) kg. buğdayın başka bir şirket aracılığıyla Çanakkale, Tekirdağ, Samsun ve Trabzon'a sevk edildiğini ve ayrıca hafifletme masrafları ödendiğini, sözleşmenin 12. maddesinin (25.000.000) kg.a kadar yüklemelerde hafifletme masraflarının müvekkiline, fazlasında ise davalıya ait olacağını öngördüğünü, ton başına (3) dolar hesabıyla (156.675) Dolar hafifletme bedelinin karşılığı 345.367.590 TL.nın müvekkiline ödenmesi için giriştikleri icra takibinin davalı itirazıyla durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaliyle anılan miktarın reeskont faiziyle tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili; tahliyenin 23.10.1989 tarihinde tamamlandığını, 12.11.1990 icra takip tarihi itibariyle bir yıllık, zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının ödediği miktar içinde hafifletme ile ilgili kalemin bulunmadığını, hesap hatası olmadığını, davacının ancak geminin geldiği limanın tahliye yapmağa müsait olmaması halinde aynı limanda başka vasıtalara bir miktar malın boşaltılarak hafifletilebileceğini, oysa davacının tamamen başka bir maksatla ( 18 ) adet küçük gemiyle yükü aktarma yaptığını, Türkiye'nin dört değişik limanına başka bir şirket aracılığıyla naklettirdiğini, yapılan işlemin hafifletme değil limbo=aktarma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, mübrez belgeler ve bilirkişi raporuna nazaran davalının 52.125.769 kg. hububatı bir adet "El Lobo" isimli gemiyle İstanbul'a taşıyıp Haydarpaşa silosuna yanaştığı, ancak davacı kurumun bu yükün (22.488.320) kg.lık kısmını (18) adet küçük gemiyle Türkiye'nin dört değişik şehrine gönderdiği, bu işlemin limbo=aktarma olup hafifletme olarak nitelendirilemeyeceği üstelik davacı isteği ve talimatı ile yapılan bu işlemin hafifletme olarak nitelendirilemeyeceği, geminin Haydarpaşa Limanı'na yanaşma imkanı olmadığını davacının Liman Müdürlüğünden yazılı kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı talimatıyla davalı gemisinin tahliye limanına yanaşmadan başka gemilere yükü boşaltmasının limbo (aktarma) mu, yoksa hafifletme mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çoğunluk görüşü, yapılan işlemin hafifletme olmadığı noktasına ağırlık vermiş ise de, karşı görüşte olan muhalif bilirkişi Samim'in görüşü de güçlü gerekçeye dayanmaktadır. Bu durumda, konunun zamanı olan yeni bilirkişi heyeti teşekkül ettirilip, onların görüşleri de alındıktan sonra sonuca gidilmelidir. Seçilecek bilirkişi uzak yol gemi kaptanı-deniz hukukunda uzman bir öğretim görevlisi ve uygulamayı bilen deniz hukukçusu niteliklerini haiz olmalıdır. Bu nitelikleri haiz bilirkişi raporundan hasıl olacak sonuca göre hüküm kurmak gerekirken muhalefetli ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili yararına takdir olunan 750.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.3.1994 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy