(5846 S. K. m. 57, 70) (6762 S. K. m. 61, 58) (818 S. K. m. 41, 101) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Ankara Birinci Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 9.2.1995 tarih ve 404-62 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eser sahibi Şefik'in mirascısı olduğunu, davalının tanıtım için bastırdığı 1992 yılı takviminin Nisan ayı yaprağında Ressam Şefik'in "Konya Alaattin Camii Civarında Manzara" adlı tablosunun izin almadan kullandığını, resmin Şefik tarafından 1937 yılında İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ne bağışlandığını, mülkiyetin müzeye geçtiğini ancak, sözleşmede belirtilmediği için fikri haklarının eser sahibinde kaldığını, bu nedenle eser sahibinin koruma altındaki haklarına karşılık 15 milyon maddi, haklar için (50.000.000) TL. tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; eserin mülkiyetinin İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ne geçtiğini, sergilenerek aleniyet kazandığını, basılması ile maddi ve manevi haklarının ihlal olunmayacağını, takvimin parasız dağıtıldığını, tablonun bağışlanmış olmasının da rayiç değerinin yüksek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, eser sahibi Şefik, eserin mülkiyetini müzeye bağışlamıştır. Ancak bu bağışlama, fikri hakları kapsamadığından FSEK.nun 57. maddesine göre fikri haklar sahibinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (15.000.000) TL. maddi ve (10.000.000) TL. manevi tazminat ki, toplam (25.000.000) TL.nın 13.5.1992 tarihinden itibaren % 48 reeskont faizi ile birlikte davalından tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, davalının yaptığı eylem haksız fiil olduğundan, faizin başlangıcının haksız fiil tarihinden başlaması gerekir. O halde, mahkemece, haksız fiil tarihinin başlangıcının saptanarak bu tarihten itibaren ve değişen oranlarda faize hükmedilmesi gerekmektedir.
3 - Kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti de yanlış hesaplanmıştır.
4 - Davacının ilan talebi olduğuna göre, mahkemece bu konuda müspet veya menfi bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun da gözden kaçırılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bette yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), 6.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy