(6762 S. K. m. 669, 730)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.3.1997 tarih ve 15-45 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmiş olduğu anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tahsil amacıyla davalı bankaya verdiği B.B. a ait 2 adet çekin kaybedildiğini ileri sürerek çek tutarı 5641 DMın davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tahsil için verdiği 2 adet çekin Almanyaya gönderildiğini, çeklerin önce karşılıksız çıktığı ve iade edilmek üzere postaya verildiğinde Alman Posta Teşkilatında Kaybolduğunun bildirildiğini, davacının gerekli yasal yollara başvurmadan dava açamayacağını, zararın doğduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilleri ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın davacının verdiği çeklere tahsil cirosuyla hamil olduğuna göre vekil durumunda olduğu, kayıptan sonra kusurlu banka veya posta idaresine açılacak davalarda davacıyı uyarmadığı, senet iptal davası da açmayarak davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle 5.641 DMın 25.12.1994 tarihinden itibaren % 7 Faizi ile birlikte Davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafından tahsil cirosuyla davalı bankaya verilen çeklerin, Alman Posta İdaresinde kaybolduğu tartışmasızdır. Çeklerin karşılıksız çıktığı ve bu amaçla iade edildiği de, dosyada mevcut Berlıger Bankın yazısından anlaşılmaktadır. Bu durumda, çek bedelinin davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davacının zararının gerçekleşmesi gerekir. Davacının TTK.nun 730/20. maddesi delaletiyle aynı yasanın 669 ve devamı maddeleri gereğince, kaybolan çeklerin iptali yönünde karar alınması ve daha sonra çek borçlusuna müracaat ederek çeklerin bedelinin tahsili yoluna gitmesi, bu başvurudan da sonuç alamazsa bu takdirde bankaya karşı dava açması mümkündür. Kaldı ki, banka dava konusu çeklerin tahsili ve iadesi için gerekli girişimleri yapmış, ancak çeklerin postada kaybolduğu muhatap banka tarafından sildirilmesi üzerine davacı olaydan haberdar edilmiştir. Davacının Yukarıda belirtilen girişimleri yaptığı, buna rağmen, sonuç alamadığı böylece davacının zararı kesin olarak saptanmadan, bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.10.1996 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy