(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 17.7.1996 gün ve 136-450 sayılı hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili ile Müdahil vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.2.1997 tarihinde davacı avukatı M. Özsuca gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı T. AŞ. adına maden işletme ruhsatı bulunan maden sahasının davalı tarafından müdahale isteyen M. Erdoğan'a kiralanıp, davalı ile M. Erdoğan arasında yapılan sözleşmeye ek sözleşme ile müvekkilinin anılan sahayı kiraladığını ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak akti fesh ettiğini bildirdiğini ileri sürerek muarazanın men'ini, kiracılığın tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yanıtında, M. Erdoğan'a rödovanş sözleşmesi uyarınca kiralanan sahanın sözleşme gereği ödenmesi gereken 1992-1995 yıllarına ilişkin borçların müvekkilince ödenip, davacıdan talep edilmesine rağmen davacının kendilerine ödeme yapmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının cevabi ihtarında, vecibelerinin davalı şirketin maden sahasını devraldığı tarihte başlayacağına dair savunmasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı yanında müdahale isteyen M. Erdoğan, müvekkilinin taraf olduğu sözleşmenin hak ve vecibelerinin davacıya devredilip, madene ilişkin harçların müvekkilince T. A.Ş.'ye ödendiğinden davacı tarafından yerine getirilmiş sayılacağını ileri sürerek davaya müdahale talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, işletme hakkı sahibi T. AŞ. ile M. Erdoğan arasında 3.7.1995 günlü rödavanş sözleşmesi yapıldığı, daha sonra işletmenin davalı şirkete devri halinde geçerli olmak üzere davalı ile davacı arasında tarihsiz rödavanş sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesine göre 1995 yılına kadar birikmiş ruhsat harçlarının davacı tarafından ödenmesinin öngörüldüğü, davalı ihtarına rağmen bu harçların davacı tarafından ödenmemesi üzerine davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden davacının muarazanın men'ini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve müdahale talep eden M. Erdoğan vekili temyiz etmiştir.
Karar: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile Müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı davacı vekili ile Müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti tayinine yer olmadığına, 248.300'er TL. temyiz ilam harçlarından peşin harçların mahsubu ile temyiz edenlerden alınmasına, 17.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy