(6762 S. K. m. 56, 62, 64, 65) (818 S. K. m. 42, 43, 60) (556 S. KHK. m. 70)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.9.1997 tarih ve 181-324 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar avukatları tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.9.1997 gününde davacı avukatı T. Seyithanoğlu ile davalı avukatı C. Dayıoğlu gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 30 yılı aşkın bir süredir A. markası ile ve uzun zamandır da gümüş rengi alüminyum boya ile boyanmış tüplerde LPG pazarladığını, müvekkilince pazarlanan tüplerin tanınmışlığından ve aranılırlığından istifade etmek isteyen davalının aynı renklerde tüp pazarlaması üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1992/642-325 esas sayılı dosyasında görülen davada haksız rekabetin tespit ve men'ine karar verildiğini, ve yine, davacıya ait boş tüplerin davalı tesislerinde dolumunun yapılması nedeniyle İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.4.1997 tarih ve 1985/821 sayılı davada haksız rekabetin tespit ve men'ine karar verildiğini, davalıların bu surette çok önemli miktarlarda ve haksız kazanç sağladığını ileri sürerek şimdilik 100 milyar TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, esasen tüm firmaların aynı renkte tüp kullandıklarını, renklerin marka olarak tescili mümkün olmadığı halde her nasılsa 1990 yılında bunu başaran davacının tekelleşme ve haksız kazanç peşinde olduğunu, kaldı ki, renk kuşağı oluşturulmak suretiyle gerekli ayrımın yapıldığını, davacı zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davalının pazarladığı tüplerde gümüş alüminyum rengini kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunun önceden görülüp sonuçlanan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile belirlendiği, kesinleşen kararın bazı yerlerde icra müdürlükleri vasıtasıyla infaz edilerek iltibas yaratan davalıya ait tüplerin toplatıldığı, bu itibarla asıl uyuşmazlığın zamanaşımı ve zarar miktarında toplandığı, olayda TTK. nun 62 ve KHK. nın 70 maddeleri delaletiyle BK.nun 60 maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekli olup dava tarihine göre 15.4.1995 tarihi öncesi zararların zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı hüküm KHK. nın yürürlüğe girmesinden önceye ilişkin bulunduğundan maddi tazminat isteğinin TTK. nun 56 ve müteakip maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı zarar olarak karşı tarafın haksız rekabet suretiyle elde ettiği menfaat ve kazanca dayanmış ise de, davalı kayıtlarına göre bu surette elde edilen menfaat miktarının tespit edilemediği, zarar ve miktarının davacı tarafça ispat edilmesinin zorunlu olduğu, mevcut delillerin ise zarar miktarını ortaya koymada yeterli olmadığından, tazminat miktarının belirlenmesinde BK.nun 42-43 maddelerinin de göz önünde tutularak ve davalının haksız rekabete konu elde edilen tüp miktarı ve bu tüplerin bir yıldaki sirkülasyonu ve her tüp için %25 kar marjı da nazara alındığında davacının isteyebileceği tazminatın 200.000.000 TL olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, 200.000.000 TL. nin dava tarihinden yürütülecek %57 ve değişen oranlardaki reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve TTK. nun 64 ve 65 maddeleri içeriğine göre tüzel kişiler hakkında ceza zamanaşımı uygulanamayacağına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddine usul ve kanuna uygun bulanan hükmün ONANMASINA, 30.000.000'er lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 7.200.000 lira temyiz ilam harcıdan peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy