(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesince verilen 27.5.1997 tarih ve 283-325 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.4.1998 gününde davalı avukatı N. Vardar gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından ithal edilen pirincin davalıdan kiralanan depoya konulup yerleştirildiğini, ancak, yağan yağışlar sonunda, deponun yağmur suları tahliye boruları ve buna ilişkin alt yapının yetersiz olması nedeniyle pirinçlerin hasarlandığını ileri sürerek, sigorta şirketinden tahsil edilen zararın üstünde kalan 15.624 USD. ile yapılan diğer masraflara ilişkin toplam 558.726.014 liranın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, kiralanan mecurda yerin ambar olarak kurulması işlemlerinin kiracı davacıya ait olup, doğal afet nedeniyle bir miktar su sızması olayında müvekkiline izafe edilebilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişiler kurulu raporlarına nazaran, BK.nun 245. maddesi hükmüne göre kiralayanın, kira müddeti boyunca kiralananı sözleşmedeki maksada uygun bulundurma ve teslim zorunluluğu olup, davalının, kiralananın yağmur iniş boruları ve bunun ile ilgili tesisatı yeterli ve gerektiği şekilde yapıp temin etmediği, bu itibarla belirlenen hasar ve zarardan %20 kusuru oranında sorumlu olduğu, buna karşılık davacının da, bakliyat cinsinden olan emtianın depolanması ile ilgili TSE. nin TS. 4294 sayılı kurallarına riayet etmeyerek istifleri palet üzerine ve gerektiği gibi yapmadığından olayda %80 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.124.80 USD. nin karar tarihindeki TL. kur karşılığının karar tarihinden yürütülmek üzere %57 reeskont faizi ile ve 106.079.173 liranın dava tarihinden yürütülmek üzere %57 reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
BK.nun 249/ilk maddesi gereğince, kiralayan, kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir. Taraflar arasındaki 1.6.1995 tarihli "Depo Kira Sözleşmesi'nin 4. maddesinde deponun pirinç ve benzeri gıda maddelerinin depolanması için kullanılacağı açıkça belirtilmiş olup, sözleşmenin 5. maddesinde ise, hangar şeklinde daha geniş olan deponun ambar olarak bölme işlemi davacı tarafından üstlenilmiştir. Bilahare aşırı yağan yağışlar neticesinde suların yeterli tahliye sistemi olmadığından toplanarak depodaki gıda maddelerinin kısmen hasarlandığı hususu da uyuşmazlık dışıdır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 25.9.1996 tarihli bilirkişi raporunda sözü edilen TSE. nin Tahıllar ve Baklagillerin Depolanması Temel Kuralları-TS:4294 Haziran 1984 de belirtilen, yağmur suyu akıtma borularının deponun dışında olması ve tahılın istiflenmesinde çuvalların paletler üzerine konulması şartı'nın böcek ve diğer zararlıların doğrudan depoya girmelerini ve tahılların hava dolaşımına maruz kalarak rutubet ve çimlenmeyi önlemeye yönelik tedbirler olduğu görülmekte olup, yoksa bu tedbirlerin su basmalarına karşı doğrudan getirilmiş bir tedbir olarak kabulü mümkün değildir. Deponun arazi yapısı itibariyle çukur bir yere inşa edildiği ve aşırı yağışlarda biriken suların tahliyesi için yeterli alt yapısının olmadığı anlaşılmaktadır. Hatta dava dışı bir sigorta şirketinin yazısından da anlaşıldığı gibi söz konusu yeri öncelerden de su basmış ve bu depo vukuatlı depo alarak nitelendirilmiştir.
Bu durumda, taraflar tacir olup, davacı, basiretli bir tacir gibi davranıp kiralayacağı deponun kuruluş yeri ve özellikleri itibariyle su basmasına maruz kalabileceğini düşünerek hareket etmesi gerekirken gerekli tedbir ve özeni göstermediğinden olayda müterafik kusurlu ise de, kiralananı sözleşme süresince amaca uygun olarak bulundurma zorunda olan davalının hafta daha önceden benzer su basmalarına maruz kalmasına rağmen yağmur sularına karşı yeterli alt yapıyı oluşturmadan kiraya vermesinde birinci derecede kusurlu olduğunun kabulü zorunludur.
O halde, mahkemece, belirtilen ilkeler çerçevesinde bilirkişilerden ek rapor veya yeniden oluşturulacak bilirkişilerden rapor alınarak davalının kusur ve buna göre sorumlu olduğu miktarın hesaplattırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy