(6762 S. K. m. 730, 599) (818 S. K. m. 505)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.6.1996 tarih ve 150-289 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu kere ikmalen gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalının Nizip İcra Müdürlüğü'nde müvekkilleri aleyhine 300.000.000 TL alacakları olduğundan bahisle takip yaptıklarını, müvekkillerinin davalıya borcu olmadığını söz konusu çekin bahis çeki olduğunu, davalının bahis çeki olduğunu bilerek alıp takibe koydurduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin duruşmada bizzat alınan ifadesine bir diyeceği olmadığını beyan etmiştir. Davalı asil, dava konusu çeki İ. H. S.den bizzat aldığını, yanlarında kimsenin olmadığını ilgili davacıya 300.000.000 TL borç verip, cirolu olarak bulunan çeki bunun karşılığında verdiğini, daha sonra çek bedelini ödemediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava konusu 300.000.000 TL bedelli çekin bahis çeki olduğundan bahisle açılmış menfi tespit davasıdır. Bahis borcu mahiyeti itibariyle eksik borçtur. Alacak hakkı doğurmaz. Ancak isteyerek ödeme durumunda BK.'nun 505/2. fıkrası gereği geri alınamaz. Bahis nedeniyle düzenlenen kambiyo senedi 3. şahsa devredilmiş olsa bile, bu senede dayanılarak hak iddia edilemez. Ne var ki, iyi niyet sahibi 3. şahıslara sağlanan haklar saklıdır (BK. m. 505/1). Yine TTK. 730 maddesi delaletiyle TTK.'nun 599. maddesi uyarınca kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil bilerek borçlunun zararına hareket etmesin. Bahis nedeniyle düzenlenen kambiyo senetleri geçersiz olduğundan, bu iddianın tanıkla ispatı mümkündür. Her ne kadar dava konusu çekin bahis borcu için düzenlendiği sabitse de, davalının bahis borcunu bildiği ispat edilmemiştir. Tanıklar bu yönde açıklama yapmamışlardır. İyi niyetli hamil sıfatını taşıyan davalının korunması gerekir. Bu açıklamalar altında; davacıların davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.1.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy