(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.12.1996 tarih ve 702-629 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.8.1997 gününde davacı avukatı Melike Işık ile davalı şirket temsilcisi Müfit Sokullu ve avukatı H. Selami Binay geldiler temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin VİTRA markası altında ve "Yeşim", Turkuaz, Opal" adlarıyla bilinen özgün klozet kapakları ürettiğini, bu ürünlerin büyük masraflar yapılarak tasarımının yurt dışında yaptırıldığını, müvekkili tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalının da bu klozet kapaklarının aynısını üretip aynı adlarla pazarladığını, davalının eyleminin TTK.nun 56 ve 57/5 maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespit ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1982 yılından beri klozet kapağı imalatı yaptığını, bu piyasada güçlü bir firma "kaza" markası altında üretim ve pazarlama yaptığını, davacının ürünlerinin özgün dizaynında olmadığını, dünyanın her üretilen klozet kapaklarının birbirine benzediğini, bu benzerliklerin imalat standardının gereği olduğunu, diğer iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davalı tarafından piyasaya sunulan Yeşim, Opal ve Turkuaz modeli klozet kapakları ile davacı tarafça "Vitra" markası altında üretilip piyasaya sürülen Yeşim, Opal ve Turkuaz modeli klozet kapakları arasında, aynı tip klozetlerde kullanılmalarının gereğinden kaynaklanan form ve ölçü benzerliği olduğu; piyasada farklı kalitede ve değişik fiyatlardan satılan klozet kapakları arasında büyük ölçüde ayniyet arzettiği, bu benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, davacının klozet kapaklarında yenilik ve ayırt edici unsurlara ihtiva eden özgün tasarım bulunmadığı, klozet kapaklarında Yeşim, Turkuaz ve Opak adlarının kod ve standartları belirtmek için kullanıldığı, bu adlar üzerinde davacının ihtisa-i bir hak iddia edemeyeceği, bu nedenlerle haksız rekabetin oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda da özet olarak açıklandığı üzere davacı vekili, davalının eylemi yönünden TTK.nun 56 ve devamı maddelerine dayanılarak haksız rekabet iddiasında bulunmuştur. Davacının işbu davası, 554 sayılı KHK.nin yürürlüğe girmesinden sonra açılmış ve iddia edilen olayların bir kısmı bu tarihten sonra devam etmiş olmakla beraber, davacı anılan Kararnameye dayanmamış bulunmaktadır. Ayrıca davacı, endüstriyel tasarımlar yönünden yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarım belgelerine de dayanmamıştır. Bu durumda, davacını işbu davayı TTK.nun 56 ve devamı maddelerine göre açtığı ve davalının haksız rekabette bulunduğunu iddia ettiği ve buna göre inceleme ve araştırma yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ortaklığın ürettiği klozet kapaklarının özgün olduğunu, müvekkili ortaklığın ürettiği kendi klozet kapaklarında dahi tasarım açısından farklar bulunduğunu, bir klozet kapağının biçimler işinde oturduğu klozet tablasının boyutundan ve menteşe deliklerinin yerinden başka hiçbir zorunlu benzerliğin, yani teknik zaruretin olmadığını, diğer unsurlardaki farklılık ise, estetik, ergonomik unsurlardan ve tasarım özgünlüğünden kaynaklandığını ve Yeşim ve Turkuaz dizaynlarının yurtdışında yaptırılmış modeller olup "yeni ve ayırt edici" niteliğe sahip bulunduğunu ve Opal'ın ise, Almanya'da tescil edilmiş "sınai model belgesi" olduğunu ve yabancı hak sahibi "Schwab" firması sözleşme bulunduğunu ve davalının da, aynı adlarla ve dizaynla üretim yaparak, haksız rekabete yol açtığını iddia etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu, bu iddiaları ve davalının savunması teknik yönde değerlendirmemiş ve bu sorunları yeterince açıklamamıştır. Teknik zorunluluğun dışında kalan hususlarda, ayniyete yakın benzerlik ve aynı dizaynın benimsenmemesi ve hatta aynı kalıplardan çıkmış gibi üretim de, haksız rekabet meydana gelebilir, öte yanda, bir biçim veya modeli taklit eden kimsenin bu alanda başka olanağı var iken, bunu yapmaması yahut tıpkı aynısını yapması, bir tür haksız rekabeti oluşturur. Ayrıca, klozet kapakları yönünden kod ve standart hususunun da bilirkişilerce değerlendirilmesi gerekir.
Açıklanan bu durum karşısında, az önce değinilen hususlar ile tarafların iddia ve savunmaları göz önüne alınarak, ticaret hukuku ve endüstriyel tasarım dalında daha uzman bilirkişiler aracılığı ile yeni bir kurul oluşturularak rapor alınmak ve sonucu çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı biçimde eksik inceleme ile sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş ve davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 9.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.5.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy