(818 S. K. m. 44) (743 S. K. m. 2) (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetmeliği m. 39, 57)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.1996 tarih ve 596-1227 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.6.1997 gününde davacı avukatı Önder ... ile davalı avukatı... gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen menkul kıymet alım-satım ve saklama sözleşmesi çerçevesinde bankanın İstanbul Menkul Değerler Müdürlüğünde davalılar adına 000340/9 nolu Yatırım Hesap Kartı açıldığını, davalıların sözlü talimatları ile yapılan alım-satım işlemleri sonucunda 18.2.1994 tarihi itibariyle yatırım hesabının 1.422.244.979 lira eksi bakiyeye ulaştığını, durumun 25.2.1994 günlü ihtarname ile davalılara bildirilerek verilen süre içinde borcun kapatılması istenmesine rağmen davalıların borcu kabul etmedikleri gibi, muhafaza edilmekte olan hisse senetlerinin iadesinin istendiği, bunun üzerine bankaca saklanan hisse senetlerinin banka portföyüne intikali sonrası bakiye alacağın 7.4.1994 tarihi itibariyle 448.350.375 lira temerrüt faizinin 518.676.057 lira olduğunu ileri sürerek toplam 967.026.432 liranın %500 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmamış olduğundan olayda SPK mevzuatının ve İMKB yönetmeliğinin uygulanacağını, yatırım hesabından zaman zaman nakit para miktarında hisse senedi alım-satımı ve repo işlemleri yapıldığını, 12.11.1993 tarihinde nakit paranın çekilerek hesabın sıfırlandığını, bu tarihten itibaren alım-satım talimatı verilmediğini, esasen müvekkillerinin davacı banka nezdinde 82.635 adet hisse senedi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, bu dava ile birleştirilen Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.1994/300 sayılı davada Necati ve Susan ... ...bank'taki hesaplarında saklamada bırakılan 82.635 adet hisse senedinin tezyitlerinden doğacak alacaklarla birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ancak sözlü talimatlarla aralarında hisse senedi alım satım işlemleri ve para alış verişi yapıldığı nitekim 12.11.l993 tarihine kadar yapılan işlemlerin taraflarca itiraza uğramadığı bu tarih itibariyle davalıların davacıya borçlu olmadıkları, yatırım hesabında nakit para bulunmadığı halde bankanın davalılar adına T....aş hisseleri satın aldığı, bunların 12.11.l993 tarihinden sonra alımlara ilişkin yazılı belge düzenlenmediği, davacı bankanın davalı adına satın aldığı hisse senetleri ile ilgili olarak İ.M.K.B. Yönetmeliğinin 57. maddesi gereğince ilk iş günü içinde müşterisine ihbarname göndermediği, ayrıca yine yönetmelik uyarınca verilen süre sonunda borç ödenmeyince menkul kıymeti satma veya portföyüne alma yoluna gitmediği, 25.l.l994 tarihinde gerçekleştirdiği 100.000 adet İş CBD2 alımını davalılara ihbar etmeyip işlem tarihinden yaklaşık bir ay sonra ihtarname gönderdiği ve 7-8 Nisan 1994 tarihlerinde borsa kapanış fiyatlarından kendi portföyüne aldığı, anılan yönetmelik hükümlerine aykırı davranan davacı bankanın talebinin yerinde görülmedi, birleşen davada talep edilen hisse senetlerinin banka nezdinde bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulü ile 25 adet ...Bankası (A), 1090 adet...Bankası (B), 81.520 adet ...Bankası C9 hisse senetlerinin ve 64.781.500 lira getirisinin 11.5.1994 tarihinden itibaren davalı ...bank'tan alınarak Necati .... ve Suzan ...'ya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacı aracı kurum ile davalı müşteriler arasında menkul kıymet alım satımına aracılık işlemleri konusunda yazılı bir anlaşma yapılmamış ise de; davalılar adına davacı nezdinde l5.l0.l99l tarihinde yatırım hesap kartı açılmış ve yaklaşık iki sene alım ve satım emirleri şifahi olarak verilmiştir. Nitekim davalılar 15.11.1993 tarihine kadar yapılan işlemleri kabul etmektedirler. Davalı taraf bu tarihten sonraki işlemleri kabul etmediklerini yazılı ve sözlü talimat vermediklerini ileri sürmüşlerdir. Ancak 28.5.l995 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi daha önceki işlemleri kabul eden davalıların, borsanın düşme trendine girdikten sonra bankanın işlemlerini kabul etmemeleri MK.nun 2.maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Bu nedenle davacının 15.11.1993 tarihinden sonra davalılar adına yaptığı alım işlemlerinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Davacının İMKB yönetmeliğinin 39. maddesi uyarınca hareket etmeyip, 25.1.1994 tarihinde gerçekleştirdiği 100.000 adet ...Bankası CBDZ alımını davalılara ihbar etmemesi ve anılan madde hükmünden istifade ederek iki iş günü içinde hisse senetleri bedelinin ödenmemesi halinde bu senetleri satarak ya da kendi portföyüne alarak bedelini tahsil yoluna gitmemesi yapılan işlemlerin, geçersizliğini gerektirmeyip, davanın bu hisse senetlerini borcun tasfiyesi amacıyla daha geç satması ve bu arada hisse senetlerinin değerinin düşmüş olması nedeniyle zararın artmasında kusurlu davranması ve BK.44.maddesinin uygulanması sonucunu doğurur. Ayrıca, davacı temerrüt faiz oranı ve temerrüt tarihi yönünden yönetmelik hükümlerinden istifade edemeyecek ve bu hususlar genel hükümlere göre belirlenecektir. Açıklanan bu hususlar nazara alınarak mahkemece davacı bankanın talebi konusunda hüküm kurulmak gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
2- Birleştirilen davada davacıların temyizine gelince:
Davacılar Necati ve Susen ..., davalı aracı kurum nezdinde kalan hisse senetlerinin ve tezyitlerinden doğacak artışları ile beraber teslimini talep etmişler, 28.5.1995 tarihli bilirkişi raporunda, rüçhan hakkından kaynaklanan bedelli hisse senedi alımı için gereken miktarı, temettü gelirinden mahsup edilerek davacıların hisse senedi alacağının dökümü yapıldığı ve bakiye nakit alacağı belirlendiği halde, mahkemece bedelli alımlarla sağlanan hisse senetleri nazara alınmaması ve eksiğe hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı ...bank lehine, 2.bentte yazılı nedenlerle birleşen davanın davacıları lehine BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 26.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy