(1163 S. K. m. 23, 27)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31.12.1996 tarih ve 356-922 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkilin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ihraç edildiğini ileri sürerek, yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında davacının müteaddit ihtarlara rağmen kooperatife olan borcunu ödemediğini, bu nedenle yönetim kurulunun 27.4.1995 tarihli kararı ile ihraç edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının 1. ihtar tarihine kadar 1.501.500 lira, 2.ihtar tarihine kadar da 4.000.000 lira borcunu ihtarda belirtilen sürede ödemediği, bu nedenle alınan ihraç kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davalı kooperatif yönetim kurulunca alınmış ihraç kararının iptaline ilişkindir.
Kooperatifler Kanununun 27 inci maddesi uyarınca parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa 1. ihtar ile yükümlülüğünü ana sözleşmede belirtilen makul süre içinde ödemesinin istenmesi verilen sürede ödenmemesi durumunda 2.ihtar ile yine aynı miktar için l ay ödeme süresi verilmesi gerekmektedir. İhtarların haklı olabilmesi için istenen borç miktarı kadar ortağın borcunun bulunması gerekir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ortağın, kooperatife, ihtarnamelerde haklı olduğundan söz edilemez. Kaldı ki davacıya gönderilen 2.ihtarnamede kesin borç miktarı açıkça yazılmamış olup, bu ihtarnamede Yasanın
23 ncü maddesine uygun bir ihtarname niteliğinde değildir. O halde, mahkemece, yasaya aykırı olarak gönderilen ihtarnamelere dayanılarak alınan ihraç kararının iptali gerekir iken, yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy