(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.4.1997 tarih ve 711-336 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatifin üyesi olan davalının kooperatife olan borçlarını ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı-karşılık davacı vekili savunmasında ve karşılık davasında, kooperatifin ferdi mülkiyete geçerek kat mülkiyeti oluşturulduğunu, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığını, buna rağmen azınlık tarafından kooperatifin genel kurul toplantısına davet edip 3.5.1995 tarihinde ek yükümlülük kararı alındığını, alınan kararın 3/4 nisabı taşımadığından iptali için dava açıldığını, geçersiz genel kurula dayanılarak talep edilen miktarda bir borçlarının olmadığını, bu nedenle asıl davanın reddi gerektiğini, 3.9.1995 tarihli genel kurulda ortakların durumunu ağırlaştırıcı ek yükümlülük kararının 3/4 nisabı ile alınmadığından iptalini, kooperatiften 153.168.056 lira alacaklı olduğunu ileri sürerek bu miktarda 7.12.1995 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, kesinleşen dosya içeriği v bilirkişi raporuna göre, 30.10.1994 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların ek ödeme yükümlülüğü olmadığının başka ortaklar tarafından açılan davada da karara bağlandığı bu nedenle ağırlaştırılmış nisabın aranmayacağı, aynı gerekçelerle açılan karşılık davada genel kurul kararının iptali isteminin yerinde olmadığı gibi, davalı tarafından kooperatiften olan alacağına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, asıl davada davalının kooperatife 80.000.000 lira aidat 71.200.000 lira faizi borcu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 151.200.000 lira üzerinden itirazı iptaline takibin devamına, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve karşı davacı ortağın geçersiz olduğunu ileri sürdüğü 3.9.1995 tarihli genel kurul kararı aidatların miktarının tespitine ilişkin olup, ek ödeme niteliği taşımadığı ve bu durumda olağan çoğunluk ile karar alınabileceği, ayrıca iptali mümkün kararlar için bir aylık süre içinde davanın açılması gerektiği, tasfiye haline giren kooperatifin noksan işler için aidatların toplanmasına dahi karar verilebileceği anlaşılmakla davalı karşılık davacının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı-karşı davacının kooperatife olan aidat ve faiz borçları ayrı ayrı tespit edilmiş olmasına rağmen, toplamı üzerinden takibin devamına karar verilmesi, toplam içinde bulunan temerrüt faizine de faiz yürütülmesi sonucunu doğurduğundan ve bu durum BK.104/3. maddesine aykırı olduğundan bu yöne ilişen davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
3- Davacının temyizine gelince, dava dilekçesinde takibe konu alacak üzerinden haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuş olmasına rağmen, hüküm kısmında bu isteme ilişkin herhangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 Nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı karşı davacı yararına, 3 Nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 30.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy