(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341, 380) (1086 S. K. m. 39, 40)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.4.1997 tarih ve 258-186 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.10.1997 gününde davalı ve Muk.davacı avukatı Erdinç Okanlı gelip, davacı ve muk.davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü dönemde kooperatif inşaatlarının bir ay önce bitirilmesini sağlamak amacıyla üçüncü şahıslardan borç para aldığını, kooperatif inşaatına alınan malzemeler için şahsen borçlandığını, para ve malzemelerin kooperatif inşaatına harcanmasına rağmen genel kurulca ibra edilmeyerek bu borçları ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 3.948.428.400 TL alacağın %97 faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ve karşı davacı kooperatif vekili, davacının usulsüz işlem ve harcamaları nedeniyle, müvekkili kooperatife borçlu bulunduğunun tespit edilip, davacının genel kurulda ibra edilmediğini ileri sürerek, 1.300.000.000 TL'nın davacıdan tahsilini, asıl davanın yerinde olmadığını, davacının şahsi borçlarının kooperatife yüklenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif inşaatlarına yıllar itibarıyla yapılan harcamaların, toplenen aidatlardan üye başına 59.575.597 TL fazla olduğu, üyelerin buna itirazı bulunmadığı, üyelerin toplam 2.383.023.880 TL borçlu oldukları gerekçesiyle, davacı payına düşen miktarın düşümü ile 2.323.448.283 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı kooperatiften tahsiline, karşı dava yerinde olmadığından ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı (k.davacı) vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı Kemal B., kooperatif aleyhine açtığı asıl davada; davalı kooperatifin yaptırdığı inşaatlarda harcanmak üzere, üçüncü şahıslardan döviz cinsinden ve TL olarak borç paralar aldığını, esnaf ve satıcılardan vadeli olarak malzeme olarak şahsen borçlandığını, bu para ve malzemelerin kooperatif inşaatları için kullanıldığını ileri sürmüş, borç paralar yönünden dosyaya sunulan 18 adet kambiyo senedine, diğer istemleri yönünden kooperatif kayıt ve belgelerine dayanmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de dosyadaki raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı iddialarını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Buna göre, dosyanın uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek gerekiyorsa mahallinde keşif yapılarak, kooperatif kayıt ve belgeleri de birlikte incelenmek suretiyle davacının dayandığı senetlerin kooperatif kayıtlarına girip girmediği, davacıdan iddiaları açıklatılarak alınan malzemelerin davacı tarafından şahsen veya kooperatif malvarlığından ödenip ödenmediği, kooperatif kayıtlarında senetlerin kooperatif borcu olarak yer alıp almadığı, davacı tarafından ödenmesi için genel kurulca izin veya muvafakat verilip verilmediği, hangi giderlere kullanıldığı tüm iddia ve savunma birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalı kooperatif, davacı aleyhine açtığı karşı davada ise, davacı Kemal B'in kooperatif yöneticiliği yaptığı dönemde yönetimce yapılan usulsüz işlemler nedeniyle kooperatifin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 98. maddesi yollamasıyla TTK.nun 341. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için kooperatif genel kurulunun bu konuda karar alması ve davanın da murakıplarca açılması yahut murakıpların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması gerekir. Bu dava şartı olup, anılan belgelere dosyada rastlanılmamıştır. Anılan eksikliklerin giderilmesi için karşı davacıya HUMK.nun 39 ve 40.maddeleri uyarınca uygun süre verilerek belirtilen eksiklikler giderildikten sonra davaya devam olunmalı, eğer davacı Kemal'in sorumlu olduğu yönünde genel kurulca dava açılmasına izin verildiği takdirde, karşı davacının iddialarına ilişkin delilleri toplanarak gerekiyorsa bilirkişi raporu alınmalı, yöneticilerin (davacının) ibra edildikleri genel kurul tutanakları incelenmeli, ibraların, karşı davacının iddialarını kapsayıp kapsamadığı (TTK.nun 380) maddesi hükümleri de gözönünde tutularak araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeden karşı davanın reddi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı (karşı davacının) temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy