(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.3.1997 tarih ve 63-95 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin S.S. Ar yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı iken yapılan sözleşme gereği kooperatifin müteahhidi olan davalının inşaatın demir doğrama işleri için doğramacı Murat ..... ödenmesi gereken l10.000.000 lira borcunu ödemeyince bu parayı davacının ödediğini iddia ederek bu borç nedeniyle davalının keşide ettiği beş adet bono ile 3 adet çek bedeli olan l10.000.000 liranın davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekler ile bonoların ahşap doğrama işini yapan Murat ... müvekkili tarafından verildiğini ve ödemelerinde müvekkilince Ali ... e Murat ... yapıldığını, davacının kooperatif işi nedeniyle Murat ... bir ödemesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, çek ve bono fotokopileri ile toplanan delillere göre, 25.3.1994 tarihli çekin keşidecisinin S.S. Ar Yapı Kooperatifi olduğu, bu çekten dolayı davalı aleyhine dava açılamayacağı, diğer toplam 77.000.000 lira değerindeki bono ve çeklerin davalı tarafından keşide edildiği ve alacaklı Murat ... Hayri ... ciro ettiği, davalının bono ve çekleri ödediği iddiasında bulunmuş ise de aynı mahiyette belge ile iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 77.000.000 liranın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı kooperatif nam ve hesabına Hüseyin ile eser sözleşmesi yaptığını, Hüseyin'in de bu işi ... ile Murat'a verdiği anlaşılmaktadır. davanın sağlıklı bir sonuca bağlanması için öncelikle kooperatif ile bir anlaşma yapılıp yapılmadığının tesbiti gerekir. O nedenle kooperatif davalı olmadan doğru bir sonuca varılamaz. O halde davacıya süre verilmek suretiyle kooperatif hakkında dava açmasının sağlanması, açılacak dava ile birleştirilmesi, dava açılıp birleştikten sonra kooperatif ile Hüseyin arasında davacının iddiası gibi bir sözleşmenin bulunup bulunmadığı, 110 milyon Türk Liralık kooperatif çekinin hangi nedenle verildiğinin araştırılması, ayrıca davacı hakkında zimmet nedeniyle ağır ceza mahkemesinde bir dava açıldığı ileri sürüldüğünden, bu dosyanında celbi ile bunlar araştırılmak suretiyle, davacının gerçekten, kooperatif adına kendi hesabından Murat'a bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmak ve hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy