(556 S. KHK. m. 29, 30, 31, 32)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.3.1997 tarih ve 366-167 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin (SEK) isim ve markasını satın aldığını ve marka devrinin davalı tarafından kabul edildiğini, müvekkilinin başka bir kısım ürünler içinde aynı markayı tescil ettirdiğini (SEK) markasının tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, dava dışı Ofçaysan Tarım Ürünleri Entegre Tesisleri San Tic AŞ.nin (Sek çay) markasının tescili talebinin davalı tarafından kabul edildiğini müvekkilinin itirazının davalı tarafından red edildiğini, söz konusu tescilin iltibasa neden olacağını ileri sürerek, anılan kararın iptalini ve ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında (SEK) markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, davacı markasının süt, yoğurt,peynir, ayran, tereyağı, süt tozu vs. için tescil edildiğini dava dışı firma adına ise sadece çay için tescil başvurusunun kabul edildiğini farklı mallar için aynı markanın tescilinin mümkün bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Müdahil davalı vekili de, markanın sadece (SEK) çay markası olmayıp (SEK çay Çamlıca Filizi) markası olduğunu iltibas iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre, müdahil firmanın ilk talebi içeriği de nazara alınarak ortada aynı mal durumu mevcut değil ise de benzer mal durumunun söz konusu olduğu, markada esas vurgu sözcüğünün (SEK)sözcüğü olduğu, davacı markasının eriştiği seviye itibariyle karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu halkın bağlantı olduğu inancının doğacağı ve bu sebeple de vurgu sözcüğü olan SEK ibaresini içeren marka teşkil talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının itirazının reddine ilişkin işlemlerin iptaline ve müdahil firmanın marka tescilinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK:nin marka tescil işlemleri ile ilgili 29 ve onu izleyen maddelerden sonra itiraz koşullarını belirleyen 47 ve müteakip maddelerde itirazların Enstitü tarafından incelenme değerlendirme esasları belirlenmiş, keza 53.maddede yeniden inceleme ve değerlendirme kurulunun kararlarına karşı yetkili mahkemede dava açılabileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. O halde kurul kararına karşı yasadan ötürü açılan bu davada Enstitü'ye husumet düşer. Ne var ki Enstitü aleyhine açılan dava sonucu verilecek karar sonucu itibariyle marka başvurusunun itiraz edilen dava dışı Ofçaysan AŞ.nin marka haklarını etkileyeceğinden bu tür davada husumetin Enstitü ile birlikte bu kişiye de yöneltilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı vekiline Ofçaysan AŞ.ye karşı ayrı bir dava açılması için önel verildikten sonra açıldığı taktirde her iki davanın birleştirilerek incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve aleyhine karar verilen Ofçaysan AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy