(6762 S. K. m. 57, 61)
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 9.5.1997 tarih ve 992-399 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili "P
A.Ş"nin yurdumuzun en önde gelen kuruluşlarından olduğu gibi, şirket kurucusu ve en büyük ortağı olan "P.. C.."da faaliyeti tüm dünyaya yayılmış olarak, ilaç ve eczacılık sektörünün dünyada en tanınmış kuruluşlarından olduğunu, "P
C
.."ın 1980 yılından beri Antiromatizmal ve Enflomatuar bir ilaç olan "F
" in bütün dünyada satmakta olduğunu, bu ilacın daha çabuk ağızdan eriyen ve etkisi kısa zamanda kendisini gösteren bir formunun geliştirilerek "F
F
.." ismi ile 1992 yılından beri dünyada tıp hizmetine sunulduğunu, davalı ilaç firmasının, müvekkili şirketin grubu tarafından 1992 yılından beri yurt dışında satılmakta olan ilacını yurt dışında imal ettirerek Türkiye'ye ithal edip, piyasaya arzedeceği yolunda duyumlar alması üzerine, "Flash" ibaresini Tıbbi müstalzarlarda marka olarak kullanmak üzere, kendi adına tescili için tescil merciine 20.8.1994 tarihinde başvurarak, bu tarihten geçerli olmak üzere tescil ettirdiğini, ancak henüz hiçbir tıbbi müstahzarda kullanmadığını, tüm bunlara rağmen müvekkiline ihtarname keşide ederek adı geçen ilacın bulunduğu yerlerden toplanılarak yazımdaki "Flash" ibaresinin okunmayacak hale getirilmesini talep ettiğini, oysa ki adı geçen ilaçtaki "Flash" ibaresinin "P
" ve "F
." ibarelerinin bir tersim tarzı olduğunu ileri sürerek, hüsnüniyet kurallarına aykırı olarak ve aldatıcı hareketlere tevessül eyleyerek vaki davalı fiil ve davranışlarının haksız olduğunun hükmen tespitine, vaki muarazanın ve bu yoldaki haksız rekabetin men'ine, mahkeme kararının TTK.nun 61.maddesine istinaden "H
." ve "M
" gazetelerin bütün Türkiye'de yayınlanan nüshalarında, birer hafta ara ile en az ikişer defa ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescilli bir markaya dayanıp, dayanmadığının anlaşılamadığını, davaya konu markanın P.. C
adına tescilli olması halinde davacının böyle bir dava açmaya hakkı bulunmadığını, tescil edilmemiş ise böyle bir markaya dayanarak, müvekkili adına tescil edilmiş Flash markasına karşı haksız rekabetin önlenmesi davası açamayacağını, "Flash" markasının 20.8.1994 tarihinde müvekkili şirket adına tescil edildiğini, Flash kelime markasının bundan sonra bir başkası tarafından aynı ürünler üzerinde kullanılmasının tescilinin marka haklarına tecavüz teşkil edeceğini, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiş, karşılık dava dilekçesi ile de, K.davalı (davacı) şirketin müvekkili şirkete ait "Flash" markasını aynen kullanmaktan men olunarak, marka hakkına vaki tecavüzün önlenmesini, k.davalı (davacının) davranışının haksız rekabet olduğunun tespiti, "Flash" markasını taşıyan müstahzanların imhası ile hükmün ilanını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketçe yurt dışında imal edilerek ithal edilen "F
F
." markalı tanıtım aracı ile satışa sunulan kutularda hakim ve belirgin unsurun harf karakteri ve koyuluğu ile F
. sözcüğü olduğu, ancak doktor reçetesi ile eczanelerden satın alınması mümkün bulunan müstahzana ait kutu üzerinde yer alan "Flash" sözcüğünün ana unsur olmadığı, F
.'in yeni formülasyonunu ayırt etmek amacı ile konulduğu, orta kültür seviyesindeki tüketicilerin yanılgıya düşerek bu ilacı A
İ.. İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından üretilen "Flash" markalı müstahzar olduğu inancı ile satın alınmasının olanaklı bulunmadığı davalının karşılık dava dilekçesi vermesine rağmen herhangi bir harç yatırmadığı gerekçeleri ile davacı tarafından açılan davanın kabulü ile davacının P
. F
. Flash ve renk+desen tanıtım amacı ile satış yapmasının aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir davranış olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, davacının bu marka ve markayı taşıyan ambalajlar ve kutular ile satış yapmasının davalının tescilli markasından faydalanma hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının davacının tıbbi müstahzarını hem ihtarname keşide etme hem de yanlış ve lüzumsuz yere incitici beyanlarda bulunarak kötülemek suretiyle iyi niyet kaidelerine aykırı olarak, aldatıcı hareketlere girişerek davacının emtiasına ve F
.. Flash markasına bu suretle vaki muarazasının ve bu yoldaki haksız rekabetin men'ine, kararın hüküm fıkrasının H
gazetesinin Türkiye'de yayınlanan nüshasında bir defaya mahsus olmak üzere ilanının, davalı tarafından usulüne uygun bir dava açılmamış bulunduğundan istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı yanca davalıya gönderilen 18.5.1995 günlü ihtarnamede yer alan sözlerin TTK.nun 57 nci maddesi kapsamında başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek olarak kabulü, anılan ihtarnamede davalının tescilli markasını korumak amacıyla hareket ettiğinin açıklığı ve kullanılan ibarelerin bu amaç doğrultusunda yanlış, yanıltıcı ve incitici nitelik taşımaması konusunda olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak bu yöne ilişen davacı talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy