(1086 S. K. m. 409/1)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2.4.1997 tarih ve 601-172 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, ihraç edildiğini bunun üzerine Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesince dava açarak ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti kararı aldığını, davalı kooperatifin 28.5.1995 günlü genel kurulunda kooperatife üye olmak isteyen üyelerden bir milyon ortaklık payı ile birlikte doksanmilyon lira para alınmasına karar verildiğini, müvekkilinin eski ortak olmasına rağmen bu paraların kendisinden tahsilinin talep edildiğini, davalı kooperatifin 28.5.1995 günlü genel kurul kararı ve buna dayanarak alınan varsa yönetim kurulu kararlarının müvekkilini bağlamadığının tespitini, mümkün olmaması halinde genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu 28.5.1995 tarihli genel kurul kararının tüm kooperatif ortaklarını bağladığını, genel kurul kararının kesinleşmiş olması nedeniyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının kooperatifin eski ortağı olup, bu durumun Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1995/363-755 sayılı kararıyla tespit olunarak anılan kararın kesinleştiği, 28.5.1995 günlü genel kurulda alınan kararların ise yeni kayıt olacak üyeleri ilgilendirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 28.5.1995 günlü genel kurulda alınan yeni üyelerden para tahsiline ilişkin kararın davacıyı bağlamayacağının tespitine, bu paranın tahsiline ilişkin kooperatif yönetim kurulu'nun davacıya gönderdiği yazı ile çıkardığı muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yanca takip edilmeyen dava nedeniyle 5.2.1997 günlü oturumda HUMK.409/1.maddesi uyarınca dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de, davacı vekilinin yenileme dilekçesi ile yeni duruşma gününü gösterir davetiyenin davalı kooperatif vekiline tebliğ olunmaksızın yargılamaya devam edilerek savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy