(6762 S. K. m. 788)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 7.5.1997 tarih ve 924-546 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı tarafından İzmirden, Almanyaya taşınması sırasında 5 koliden malların eksik çıktığını eksiklik nedeniyle sigortalısına 43.844.300 lira tazminat ödediğini bunun tahsili için davalı hakkında takip yaptığını davalının yapılan takibe itiraz ettiğini itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; taşınan emtianın eksiksiz olarak varış yerinde Gümrüğe teslim edildiğini meydana gelen eksiklikten müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre; davalı kendisine tam ve sağlam olarak teslim edilen emtiayı noksan olarak alıcısına teslim ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, anaparaya 30.6.1995 tarihinden takip tarihine kadar %60 reeskont faizi yürütülmesine, yine ana paraya takip tarihinden itibaren %57 oranında faiz yürütülmesine %40 oranındaki inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
TTK. nunun 788 maddesine göre, Eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürmüş. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar ve noksanı mahkeme tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının zıyaını ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra dahi 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş ise taşıyıcı aleyhine dava açılabilir. Dava konusu olayda bu işlemler yapılmadığı gibi, davalının sorumluluğunu belirleyen hukuken geçerli bir belge de bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy