(818 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.10.1996 tarih ve 331-414 sayılı hükmün temyizen tetkiki Davalı ve Muk.Davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ihlal ettiği petrokokun yükleme boşaltma hizmetlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü ve ücretinin ödendiğini, ancak eksiklikten söz edilerek para istendiğini ileri sürerek, müvekkilinin 1.694.905.500 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, davacının yurt dışından ithal ettiği petrokoka yanlış tarife uygulanarak kömür indirimi yapıldığını ve eksik ücret alındığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise aynı hususları ileri sürerek, 1.694.905.500 TL'nın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının tarifede belirlenen ücreti ödediği, aradan yıllar geçtikten sonra sözleşmede yazılı olmayan borcun yükletilemeyeceği, davacının davalıyı yanılttığının ve davalı kurumun ancak bilirkişi incelemesi ile tespit ettiği bir hususu davacının bildiğinin söylenemeyeceği ve bir an için davalı kurumun hata ettiği düşünülse dahi BK nun 25.maddesi uyarınca hüsnüniyet kurallarına aykırı olarak iddiada bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı birleşen dava davacısı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar karar gerekçesinde de açıklandığı üzere davacı-karşı davalının davalı-karşı davalıyı yanılttığı ileri sürülemez ise de; davalı-karşı davacının petrokoktan boşaltma için daha yüksek ücret alması gerekirken kömüre uygulanan indirimli tarife uyarınca düşük ücret alması, davalı-karşı davacının temsile yetkili organlarının bir karar ve işlemi ile değil, görevlilerinin yanlışlığı sonucu meydana geldiğinden, davalı-karşı davacının tarifeye göre eksik olan bedeli davacı-karşı davalıdan istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu isteğin ileri sürülmesinde iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan esaslar dairesinde davalı-karşı davacının isteği üzerinde durularak, isteyebileceği miktarın yöntemince belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde örülmediğinden kararın bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy