(818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 3.7.1997 tarih ve 469-312 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın müvekkiline kasko sigortalı araçla çarpışması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kaza nedeni ile 1.878.83 HFL. ödediğini ileri sürerek, bu miktarın BK.nun değişik 83. maddesine göre, ödeme günündeki TL. karşılığını olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin 25.000.000 liralık limitle sorumlu olduğunu savunmuştur.
Davalı Ahmet Ö. vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin kusurlu bulunmadığını, yabancı para ile tahsil istenemeyeceğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davalı sürücünün olayda %50 oranında kusurlu olduğu, bu kusur oranına 14.144.335 lira tazminatın tekabül ettiğinin saptandığı, davalı Ahmet Ö'ın işleten ve sürücü sıfatı ile davalı sigortanın da, poliçe limiti ile sorumlu bulundukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 14.144.335 liranın olay tarihinden %30 faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına hasar bedelini Hollanda Florini olarak ödediğini bu nedenle, bu bedelin Borçlar Kanunu'nun değişik 83. maddesi uyarınca, ödeme günündeki TL. karşılığının davalı yandan tahsilini talep etmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 23.11.1990 gün ve 3678 sayılı yasa ile değişik 83. maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre ödemesini isteyebilir hükmü getirilmiştir.
Dava haksız fiilden kaynaklanmakla birlikte, davacının hasar bedelini yabancı para üzerinden ödediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, alacağını ödemiş olduğu yabancı para birimi üzerinden istemesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu husus düşünülmeden ve gerekçe gösterilmeden Türk Lirası üzerinden alacağı hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy