(6762 S. K. m. 1292, 1299)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı (Ankara Asliye Yirmisekizinci Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 19.3.1997 tarih ve 295-151 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine kasko sigortalı aracın davalı R.'in sevk ve idaresinde iken takla atarak hasar gördüğünü, süresinde başvurusu yapılmasına rağmen hasar bedelinin sigorta şirketince ödenmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 115.000.000 TL. nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, istirdat hakkını saklı tutarak mahkemece tayin edilecek tevdii mahalline 115.000.000-TL. ni yatırmaya hazır olduklarını, haksız taleplerin reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu, banka dekontu ve dosya kapsamına göre davalı şirketin tevdi mahalli olarak tayin edilen bankaya 115.000.000 TL. nin 30.7.1996 tarihinde depo ettiği, davacının aracında 123.618.000-TL. hasar meydana geldiği gerekçesiyle, davacının fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla tevdi mahalli olarak tayin edilen bankadan 115.000.000-TL. ni tahsil ettikleri anlaşıldığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına, davalı şirketin 30.7.1996 tarihin de tevdi mahalli tayin ettirilmek suretiyle 30.7.1996 günü davacı adına bankaya yatırıldığından, dava tarihinden itibaren 30.7.1996 tarihine kadar %30 oranında işleyecek yasal faizinin davalı sigorta şirketinden alınıp davacıya verilmesine, davalı R. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının dava konusu ettiği sigorta tazminatını davalı vekili, tevdii mahalli olarak tayin edilen E... Bankası Adliye Şubesine 30.7.1996 günü depo etmiş, faiz borcunu ise yatırmamıştır. TTK.nun 1299 maddesine göre sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Mahkemece davacının davalı sigorta şirketine başvurma tarihi tespit edilerek, anılan yasa hükmüne göre davacının alacağının muaccel olduğu tarih belirlenerek, 30.7.1996 tarihine kadar işlemiş faiz alacağı hesap edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy