(6762 S. K. m. 737, 743, 1110) (1086 S. K. m. 516) (HGK. 01.02.1995 T. 1994/11-765 E. 1995/39 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.7.1997 tarih ve 97/67-756 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle dava HUMK'nin 3494 sayılı kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın, duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan, duruşma isteğinin reddiyle, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, müvekkillerine gönderilmek üzere davalı gemiye taşıttırılan gübre emtiasının gemi ambarlarının deniz suyu alması nedeniyle ıslanarak hasara uğratıldığını ileri sürerek, 90.642 ABD Doları'nın en yüksek devlet bankası faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki icra karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmişler. davaya konu alacağı temlik alan sigorta şirketi vekili de aynı iddiayı ileri sürerek, aynı istemde bulunmuştur.
Davalı vekili, öncelikle konişmentoda taşıma münasebetiyle konişmentodan doğan anlaşmazlıkların Moskova Ticaret ve Sanayi Odası Denizcilik Hakem Komisyonu'nda halledileceği hükmü bulunduğunu savunarak, görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, TTK'nin 1110. maddesi uyarınca taşıyanla gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde konişmentonun esas tutulacağı, konişmentodan doğan uyuşmazlıkların tahkim komisyonuna götürüleceğinin, konişmento metnine kayıtlandırıldığı, navlun sözleşmesindeki hakemliğe dair ve İngiliz hukukuna göre İstanbul'da çözümlenmesi kuralını benimseyen ayrık hükmün davaya konu olayda uygulanma imkanı bulunmayan genel avarya ile ilgili olduğu, bu suretle de konişmentodaki tahkim şartının geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle, tahkim itirazının kabulüne ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin kararlılık gösteren uygulamasına ve YHGK'nin 1.2.1995 tarih, E.1994/11-765, K.1995/39 sayılı içtihatlarında belirtildiği gibi konişmentonun taşıma mukavelesi (charter party) ile birlikte muteber olacağı yazılmış ve taşıma mukavelesinde tahkim şartı yer almış ve yük için düzenlenen konişmentoda "Gönderilen" (Consigne) ve "ihbar edilecek olan" (Nofity address) gösterilmiş ise, navlun mukavelesinde yer alan tahkim kaydının, konişmentoya dayanarak talepte bulunabilecek olan kimseleri bağlayacağı "Atı yolu ile tahkimin kararlaştırılacağı" benimsenmektedir.
Somut olayda olduğu gibi konişmento'da yer alacak tahkim şartının, konişmentoya dayanarak talepte bulunabilecek olan kimseleri bağlayıp bağlamayacağının da tartışılması gerekir.
Bilindiği gibi taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde konişmento esas tutulur (TTK 1110 f.1). Konişmento bu şekilde tek başına, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde esas olunca, temel ilişki olan navlun mukavelesinden ayrı bir varlığa sahip hale gelmektedir. Ancak bu bağımsızlığı hiçbir zaman bir ticari senetteki mücerretlik anlamında algılamamak gerekir. Konişmento, carter partiyden farkı olarak kıymetli evraktır. Somut olayda olduğu gibi genellikle konişmento emre yazılı olarak düzenlenir. Emre yazılı konişmento, emre yazılı diğer kıymetli evrak gibi, ciro ve zilyetliğin devri ile intikal eder (TTK 743). Ciro yolu ile konişmentonun meşru hamili olan gönderilen taşıyandan eşyanın kendine teslimini isteyebilir. Taşıyanda, meşru hamile karşı senedin geçerliliğine ilişkin olan veya senet metninden anlaşılan yahut da hamil her kim ise, ona karşı şahsen haiz olduğu def'ileri dermayen edebilir (TTK 737/1) (Bakınız: Kıymetli Evrak Hukuku, Prof.Dr.Fırat Öztan, 1997, s. 1470 vd).
Nasıl ki tarafların, bono'dan dolayı aralarında bir uyuşmazlık çıktığı takdirde, bu uyuşmazlığı çözmek için mahkemeye değil, hakeme gitmeyi kararlaştırmaları ve bonoya hakemlerin ad ve soyadlarını yazmaları mümkün v ebu tahkim kaydı, senedi ciro yolu ile alanları bağlar ise, kıymetli evrak olan konişmento'ya da aynen bono gibi tahkim şartını yazmaları mümkün ve yasaldır. Hamil bu şartı kabul etmiyorsa konişmento'daki tahkim şartını çizerek ciro etmesi gerekir. Aksi halde bu tahkim şartı gönderileni bağlayacaktır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy