(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasındaki davadan dolayı; (Gebze Asliye İkinci Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 15/07/1997 tarih ve 801 -598 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortaklık vecibelerini yerine getirmesine rağmen, hakkında yasa ve anasözleşmeye aykırı olarak ortaklıktan çıkarma kararı verildiğini ileri sürerek, yönetim kurulunca verilen çıkarma kararını onaylayan 30/06/1996 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtarnamelerin ve çıkarma kararının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortağın yükümlülükleri devam edeceğinden, davacının yaptığı ödemelerin kabul edilmesinin çıkarma kararının geri alınması anlamına gelmeyeceğini savunarak, davanın reddini işlemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, ortaklıktan çıkarma kararının dayanağı olan ihtarnamelerin noter aracılığı ile tebliğ edilmesi gerekirken, iadeli taahhütlü mektupla gönderildiği ve çıkarma kararı ortaklar defterine kaydedilmediğinden, kooperatif anasözleşmenin 14. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların çıkarılma koşulları gösterilmiştir. Bu madde, buyurucu bir kural olup, ortakların aleyhine genişletilemez. Davalı kooperatifin anasözleşmesinde, anılan maddeye aykırı olarak öngörülen kurallar geçersiz olup, uygulama olanağı kazanamaz. Bu nedenle, Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde, ihtarların elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla yapılması öngörüldüğüne göre, bu ihtarların noter yoluyla yapılmasının kabulü, yasaya aykırıdır. O halde, davalı kooperatifin, iadeli taahhütlü mektup ile ihtar göndermesi geçerlidir.
Öte yandan, kooperatif yönetim kurulunun 16/10/1995 gün ve 6 sayılı kararında, davacı ile birlikte birçok ortak, alınan kararla çıkarılmış bulunmaktadırlar. Bu karar, 17/10/1995 günlü noter ihtarına da eklenmiştir. Ayrıca, genel kurulca itirazın reddine ilişkin karar alındığına göre, bu genel kurul kararının ortaklar defterine aynen yazılması da zorunlu değildir. Bu durum karşısında, yerel mahkemece, davacıya gönderilen ihtarların incelenmesi ve bu ihtarların içeriği bakımından yasaya ve anasözleşmeye aykırı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar tesisi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/02/1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy