(233 S. KHK m. 4) (3533 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.3.1997 tarih ve 15-2 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 31.7.1994 günü TEK'ce yeraltı elektrik şebekesi yapıldığı esnada o güzergahtaki su borusunun patladığını, patlayan su borusunu onarım için gelen davalı ASKİ. elemanlarının ise müvekkili idareye ait telefon kablolarına hasar verdiği gerekçesiyle, 232.909.660 lira idare alacağının olay tarihinden itibaren reeskont faizi ve 987.000 lira tespit masrafı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, davaya konu hasarın TEK. tarafından oluşturulduğunu, olay tarihinde ASKİ. tarafından çalışma yapılmaması nedeniyle husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve tespit dosyasına nazaran, dava dışı TEK. nun davaya konu yerde çalışma yapmasından sonra davalı ASKİ. nin arızayı gidermek için faaliyet gösterdiği, arızanın TEK. tarafından yapıldığı gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hakem sıfatıyla görülmesi talebiyle açılan dava yine bu sıfatla hüküm altına alınmışsa da, davacı kurum 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olduğu gibi anılan kanun hükmünde kararnamenin 4 ncü maddesinin 2. fıkrası uyarınca .. teşebbüsler bu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine" tabidirler. Davacı tarafın davaya konu uyuşmazlık açısından özel hukuk hükümlerine tabi olduğu anlaşılmasına nazaran, davanın reddi gerekirken, taraflar arasında tatbik kabiliyeti bulunmayan "3533 sayılı Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare edilen Daireler ve Belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya hususi idarelere ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolu ile Halli Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak davanın kabulü doğru olmamış ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün kanun yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy