(818 S. K. m. 182) (1086 S. K. m. 288, 289)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Eskişehir 5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 7.10.1997 tarih ve 256-588 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının buzdolabı imalatçısı olan müvekkilinden satın aldığı 5 m uzunluğundaki market buzdolabının bedelini ödemediğini, aleyhinde başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaliyle, %40 inkar tazminatının tahsiline, alacağa reeskont faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu buzdolabını Orhan Bilgin S'nın satın alıp bedelini de ödediğini, işyerinde kullanması için annesi Gülsüm'e verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, fatura, çek fotokopileri, icra dosyası ve bilirkişi raporuna göre, davalının demirbaş niteliğinde olan ve davacıdan satın aldığı buzdolabının bedelinin ödenmediği, dolabın 137.500.000 TL değerinde olduğu gerekçesiyle icra dosyasına davalının yaptığı itirazın 137.500.000 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağa reeskont faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 5 metre uzunluğundaki market buzdolabını davalıya sattığını, ancak bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise sözleşmeyi inkar etmiştir. BK.nun 182.maddesine göre satım akdi şekle tabi değil ise de, satım akdinin varlığının HUMK.nun 288/1 maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlanması gerekmektedir. 28.2.1996 tarihli sevk irsaliyesi ile de buzdolabının davalıya teslim edildiği kanıtlanamamıştır. Tanık dinleme konusunda davalının açık muvaffakatı olmadığına göre, HUMK.nun 289.maddesi uyarınca davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Davacı vekili 15.4.1996 tarihli dava dilekçesinde "vs.kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline dayanmış olduğundan, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.2.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy