(6762 S. K. m. 80)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek verilen 10.9.1998 tarih ve 1996/618 - 1998/2327 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 8.6.1999 günde davacılar avukatı Muhsin Ergazi ile davalılar avukatları Ziya Gökçe ve Mustafa Köseoğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Çiftçi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketin 1976 yılında 1.000.000.- lira sermaye ile kurulduğunu, bunun 15 hissesinin Mehmet Karahaliloğlu, 30 hissesinin Halil Karahaliloğlu, 15 hissesinin Ömer'in, 8 hissenin Şerife'nin, 8 hissenin Yüksel'in, 8 hissenin Ayşe'nin olduğunu, ayrıca bedelsiz ve hisseleri oranında dağıtılmak üzere 100 adet kurucu hisse senedinin olduğu, hissedarlardan babaları Mehmet'in 1984 yılında ölümünden sonra davalı Halil'in tereke mümessili olarak atandığı, ancak görevin kötüye kullanıldığını, şirket sermayesinin 800.000.000.- lira'ya çıkarılmasında müvekkillerine ait hisselerin yokedildiğini ileri sürerek müvekkillerinin davalı şirketteki ortaklık sıfat ve hisselerinin tespit ve adlarına tescili suretiyle vaki muarazanın önlenmesine, tespit edilecek bu durumun sicilde tescil ve ilan ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davanın hakdüşürücü süre içinde açılmadığı gibi zaman aşımının dolduğunu şirket anasözleşmesine göre kurucu ortak olarak görülseler dahi kuruluş sermayesinin tamamının Halil Karahaliloğlu tarafından ödendiği davacıların muhtelif tarihlerde hisselerine Halil, Mehmet, Berna ve Suna Karahaliloğlu'na devir ettikleri, devirlerin yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, şirketin kuruluşundan itibaren 1989 yılına kadar olan defter ve kayıtları ibraz edilmemiş, taraf vekilleri de defter ve kayıtların bulunmadığını beyan ettikleri, bu durumda 1976 - 1989 arası 13 yıllık defter ve kayıtlara bakılamadığı bu nedenle davacıların paylarının ne gibi işlem gördükleri saptanmamıştır. Davalı şirket'in genel kurullarının usulüne uygun yapıldığını, mevcut yönetmelik kurallarına göre toplantıların ve toplantıya katılanların hakiki pay sahibine karine teşkil ettiği, davacılar Ayşe, Mediha, Şerife kuruluştan bu güne kadar yaklaşık 20 yıl boyunca hiçbir şekilde ortaya çıkıp ortak olduklarını, kendilerine kârdan pay verilmediğini, ortak olduklarının tespitini dahi istemedikleri, 20 yıl boyunca hakkını aramayan ve herhangi bir şekilde ortak olduğunu iddia etmeyen tarafın 20 yıl sonra ortaya çıkıp "benim paylarım var diye" ortaya çıkması hayatın olağan akışına ters olduğu, bu üç davacının paylarının aradan geçen zaman içinde yasal şekilde el değiştirip davalılara geçtiği gerekçesiyle, davacılardan Mehmet ve Necibe oğlu Ömer Karahaliloğlu'nun davasının kabulü ile bu davacının İzmir Ticaret Sicili'nde 37705 K/837 sicil sırasında kayıtlı bulunan davalı şirkette şirketin 1976 yılında devroluşu esnasında 100 paylı 1 milyon lira sermayeli şirketin 15 pay karşılığı 150.000.- lira paylı ortağı iken aradan geçen yıllar içinde vaki sermaye artışı sonucu halen bu şirketin 800 pay karşılığı 800 milyon lira sermayesinde 16 paya karşılık 16 milyon liralık payın sahibi olduğunun tespiti ile bu payına davalılarca vaki muarazanın önlenmesine diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin sermayesi belirli olup, buna göre, davacıların kendilerine ait payların davalıların uhtesinde bulunduğunu ileri sürerek bir mülkiyet davasıda açmamış bulunmamaları karşısında göre mahkemece şirketin sermayesini aşması sonucunu doğuracak şekilde ortaklık tespitine karar verilmesi mümkün bulunmamasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, 65.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 596.100.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy