(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 60) (765 S. K. m. 102)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.10.1997 tarih ve 562-931 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalılardan H.O. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu araçla müvekkiline ait kasko sigortalı aracın çarpışması sonucu, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların ödememesi nedeniyle, davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.O. vekili, alacağın iki yıllık zaman aşımına uğradığını, kusur oranını kabul etmediklerini, icra inkar tazminatı verilemeyeceğini davanın bu nedenlerle reddini istemiştir. Diğer davalı duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin icra takibine itirazı olmadığından, bu davalı yönünden reddi gerektiği, dava niteliği itibariyle takip ve dava tarihleri dikkate alındığında alacağın zaman aşımına uğramadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, olayda davalı H.O.nun % 75 oranında, sigortalı sürücünün % 25 oranında kusurlu bulunduklarının tespit edildiği, hasar bedelinin 51.422.250 lira olarak hesaplandığı, takip tarihine kadar oluşan faizin 30.793.473 lira olup, toplam alacak miktarının 82.215.723 lira olarak bulunduğu gerekçesiyle, davanın, davalı şirket yönünden reddine, davalı H.O. yönünden 82.215.723 liralık miktar üzerinden takibin iptaline, keyfiyet yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı H.O. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/2. maddesinde "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmü öngörülmüştür. BK'nin 60. maddesinde de, aynı hüküm mevcuttur. Olayda bir yolcu yaralanmış olmasına göre TCK'nin 102. maddesi gereğince dava zaman aşımı 5 yıldır. Bu konuda bir ceza davası açılmamış olsa bile, dava zaman aşımı süresinin 5 yıl olacağının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı H.O. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.960.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz edenden alınmasına, 16.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy