(1086 S.K. m. 388, 428) (6762 S.K. m. 788) (2709 S.K. m. 141/3)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Nevşehir l.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen l0.ll.l997 tarih ve 206-596 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı temsilcisi, davalı M... Şirketi ile temsilcisi olduğu davacı şirket adına 600 saat kadranı almak ve Nevşehir'deki adrese teslim edilmek üzere anlaşma yaptığını, davalı şirketin diğer davalı kargo şirketi ile fatura ve irsaliyesi ile gönderdiğini, 2l.3.l996 tarihli tutanakla da belirlendiği üzere l0 adet koli içerisinde 200 tanesinin hasarlandığının tespit edildiğini, saat kadranlarından 36.800.000 TL bu malları yerine yetiştirememekten l0.000.000 TL olmak üzere toplam 46.800.000 TL zararlarının olduğunu ileri sürerek bu meblağın yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M... şirketi vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin davacı taraf ile 500 adet saat kadranı üzerinden anlaştığını, yurt içi kargo ile davacının adresine sağlam olarak gönderildiğini, satış şartlarına göre otobüs kargo veya ambar ile malların gönderilmesinde malların zayiinden müvekkilinin sorumlu olmayacağının davacı tarafından da bilindiğini, malların sağlam ve usulüne uygun paketlenerek kargoya teslim edildiğini, müvekkiline atfedilecek kusur olmadığını,davacının tuttuğu hasar tutanağının tek yanlı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kargo şirketi vekili, dava konusu malların müvekkili şirketince taşındığını, davalı şirket tarafından teslim edilen l0 kolinin aynı şekilde davacıya teslim edildiğini, daha sonra davacının müvekkili şirkete başvurarak 200 adet saat kadranının hasarlı olduğunu ve tazminini talep ettiğini,müvekkilinin hasarın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, tazmini istenen mal ile davacı tarafından sunulan fatura ve irsaliyenin farklı olduğundan ödemenin yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, keşif, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davalı M... yönünden saat kadranlarını kırık olarak kargoya verdiği ispatlanamadığından, davalı yurt içi kargo servisi yönünden TTK 788 maddesine göre reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-HUMK 388 m.hükmüne göre mahkeme kararlarının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin ne olduğu hususunu ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın l4l/3 fıkrası hükmüde mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlıyabilecekleri gibi, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428 maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Diğer bir deyişle Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkündür.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise HUMK 388 m.de belirtilen unsurları ve özellikle gerekçenin ne olduğunu ihtiva etmemekte sadece "davalı Yurtiçi kargo servisi hakkındaki davanın TTK 788 maddesine göre reddine" şeklinde kaleme alınmış bulunmaktadır. Böyle bir karar yasaya aykırı olduğu gibi HUMK 438 maddesine göre Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından davacının sırf bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( l ) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, l9.3.l998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy