(6762 S. K. m. 364, 368, 381)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Gaziantep Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 20.1.1998 tarih ve 673-2 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortağı olduğunu, ana sözleşmenin 19. maddesi uyarınca, olağan genel kurul toplantısının en geç Mart ayında yapılması gerektiğini, toplantı ilan ve toplantı günü arasında en az 15 gün olması gerektiğini, ana sözleşmenin 20. maddesi uyarınca nama yazılı pay sahiplerine toplantı günü, yeri, gündeminin taahhütlü mektupla bildirilmesi gerektiğini, ancak belirtilen bu hususlara uyulmadan genel kurul toplantısı yapıldığını, davacıların genel kurula katılmasının engellendiğini, bu şekilde yasa ve ana sözleşmeye aykırı yapılan 12.4.1997 tarihli genel kurul toplantısından davacıların tesadüfen haberdar olduğunu belirterek yasa ve usule aykırı genel kurulun ve bu kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların da ortak olduğu müvekkili şirketin baba ve çocuklardan oluştuğunu, 27.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan sermayenin 5.000.000.000 TLye çıkarılmasına ilişkin KHK gereği şirket genel kurul toplantısının en geç 26.6.1997 günü yapılması gerektiğini, toplantının bu tarihte yapılmaması halinde feshedilmiş olacağını, bu toplantıda alınan kararların ortaklığın ve ortakların yararına olduğunu, çağrıda usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, genel kurul ilanının 11.6.1997 tarihinde, genel kurul toplantısının ise 26.6.1997 tarihinde yapıldığı, üyelerin imzalarının alındığı çağrı kağıdında davacıların imzalarının bulunmadığı, ilanın toplantı gününden en az iki hafta önce yapılması gerektiği, davacıların taleplerinin yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davalı anonim şirketin 26.6.1997 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bir ortağın genel kurul toplantısına sırf usulüne uygun çağrılmamış olması, genel kurulda alınan kararların iptali için tek başına dava açma hakkı verir ise de, usulsüz çağrı başlı başına genel kurul kararlarının iptali için neden değildir. Davacı ortaklar bu davada ayrıca yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu iddia ve ispat etmek koşuluyla genel kurul kararını iptal ettirme olanağına sahiptirler. O halde, mahkemece, iptali istenen 26.6.1997 tarihli genel kurulda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 01.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy