(6762 S. K. m. 787)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 25.11.1997 tarih ve 23-1028 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı şirket vekili ile davalı asil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliye poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı şirket tarafından diğer davalıya ait kamyon ile İzmir'den Nahcivana taşınması sırasında emtiada hasar oluştuğunu, hasar nedeniyle sigortalısına (124.162.270) TL. ödediğini ileri sürerek anılan meblâğın ödeme tarihi olan 21.3.1996 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevabında, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, alt taşıyıcı M.A.K.'ın kusuru olmadığını, dava dışı aracın kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevabında, taşımayı diğer davalının üstlendiğini, kendisine husumet yöneltilemiyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, davalı limited şirketin asıl taşıyıcı olduğu ve taşımayı 08 AK 972 plakalı araçla yaptırdığı ve bu aracın sahibinin de diğer davalı olduğu, taşıyıcı davalılardan kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile (124.162.270) TL'nın ödeme tarihi olan 21.3.1996 tarihinden itibaren % 57 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- TTK'nun 787/I. maddesinde "taşıyıcı aleyhine açılacak davaların birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine açılması gerekir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda davalı D. Nakliyat Tic. Ltd. Şti. ilk taşıyıcı; M.A.K. ise son taşıyıcıdır. Bu durumda mahkemece, davacı tarafa süre verilip davayı hangi davalı hakkında sürdürmek istediği sorulmak suretiyle davanın bir davalıya hasredilmesi ve hakkında dava hasredilen davalı bakımından tarafların kanıtları toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde her iki davalı hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davalıların diğer temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentde yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 4.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy