(1163 S. K. m. 23) (1086 S. K. m. 284)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2.10.1997 tarih ve 664-391 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.6.1998 gününde davalı avukatı Y. A. geldiler diğer davalı ve davacı Av. tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı D. G. ve avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, kurada müvekkiline isabet eden A-B Blok batı zemin kat (2) numaralı dairenin davalı kooperatif tarafından diğer davalıya tahsis edildiğini ileri sürerek, davalıların müdahalesinin men'ini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, inşaat projelerinin sonradan değiştirildiğini, değişiklik sonucu davacıya B Bloktan daire düştüğünü, davacının ihracından sonra üyeliğe alınan dava dışı Yaşar'ın B-Blok (2) numaralı Dairede oturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin kooperatif tarafından tahsisli dairede oturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği ilk karar davalıların temyizi üzerine Dairemizce genel kurul kararı davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle; aynı yöndeki ikinci karar ise davalı D. G. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce araştırmanın eksik olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, 20.2.1997 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacıya kurada isabet eden yerin daha sonra değiştirildiği, davalı D. G.na ilk verilen yerin de değiştirilerek davacıya kurada çıkan yerin tahsis edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
1- Davalı kooperatif aleyhine kurulan 2.11.1993 tarihli hüküm, anılan davalı ve davacı tarafından değil diğer davalı tarafından temyiz edildiğinden artık davalı kooperatif hakkında kesinleşmiştir. Mahkemece bu kararın davalı D. G. tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucu artık bu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden davalı kooperatif hakkında da hüküm kurulması yerinde değil ise de bu hüküm davalı kooperatif yönünden yok hükmünde olduğundan davalı kooperatifin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı D. G.nun temyizine gelince, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma sonrası yaptırılan incelemelerde doğan çelişkiler giderilememiş ve davacıya ait olması gereken dairenin neresi olduğu hususunda başka rapora atıfta bulunan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, 27.3.1982 tarihli kur'a 7.10.1984 tarihli genel kurulda iptal edilmiş ise de, 7.9.1986 tarihli genel kurulda 1982 yılındaki kuradaki gibi yerleştirme hususunun benimsendiği; 10.4.1988 tarihli genel kurulda yerleşimle ilgili alınan kararın ise yargı yoluyla iptal edildiği gözetilerek;
a- Davacıya 27.3.1982 tarihli kur'a da isabet eden AB Blok Zemin kat 2 nolu batı dairesinin, proje ve kuraya ekli belgeler nazara alınarak belirlenmesi, bu yolla bir belirleme yapılamıyorsa, yani proje veya kroki üzerinde açık bir numaralandırma yoksa, bu kez ana sözleşmenin numaralandırmaya ilişkin madde hükümleri çerçevesinde gerekli saptamanın yapılması,
b- Bundan sonra, 1984 yılında yapılan proje tadilatları incelenerek davacıya kurada isabet eden dairenin değişiklikten sonra hangi numarayı aldığının ortaya çıkarılması,
c- 1984 yılındaki değişikliklerde kömürlük ve sığınağın daire haline, başka iki dairenin ise kömürlük ve sığınak haline dönüştürüldüğü anlaşıldığından, bu konuda tarafları bağlayıcı bir karar yoksa kömürlük ve sığınak olarak değiştirilen dairelerin kömürlük ve sığınağın eski yerlerine geçmiş sayılmaları gerektiğinin kabulü ile davacıya yapılan tahsisin bu yolla değişmiş olup olmayacağı üzerinde durulması,
d- Son olarak, bütün bu belirlemeler yapılırken taşınmazdaki diğer dairelerle ilgili olarak aynı konuda açılan diğer davalarda verilen ve kesinleşen kararların komşu taşınmazların saptanması yoluyla davacı taşınmazının belirlenmesine yardımcı olacağı nazara alınarak bu konuda dosyaya ibraz edilen kararlara ait dava dosyalarındaki dayanaklarda yararlanması,
Suretiyle yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma sonucu hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı D. G. yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı D. G. yararına BOZULMASINA, 30.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı D. G. vekiline verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Kooperatiften alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy