(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.1997 tarih ve 442-699 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 6.10.1998 tarihinde davalı A.B., avukatı M.Ö., davalı A.E.T., avukatı S.S. ile davacı avukatı S.T. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili kooperatifin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, arkadaş ve akraba olan davalıların sahte imza ile keşide ettikleri bir kısım bonoları müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyet ile icra takibine koyduklarını ileri sürerek, ödenen meblağların istirdadına, takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.E.T. vekili cevabında, müvekkilinin 4 villa karşılığı olmak üzere davacı kooperatife 2.000.000.000 lira ödediğini ve ortak kaydedildiğinde geri verilmek üzere bu meblağda senet aldığını, davacının ortak olarak kaydetmediği gibi parayı da iade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A.B. vekilleri cevabında, müvekkilinin senetleri alacağına karşılık ciranta Hidayet'den almış olup, iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan M.A.Ç. davaya cevap vermemiş olup, diğer davalılar yönünden dava atiye bırakılmıştır.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, senetlerdeki imzanın kooperatifi temsil ve ilzama yetkili K.K.ye ait olmadığı, davalıların kooperatiften alacaklı olduklarını da kanıtlayamadıkları, bu itibarla dava konusu senetler ile davacı kooperatifin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile, davalılar Faruk, Nail, Ali, Kemal yönünden davanın atiye bırakılmasına, diğer davalılar yönünden kabulü ile bu davalıların kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karar, davalılardan, A.E.T. ve A.B. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar A.E. T. ve A.B. vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, İİK'nin 72/4. maddesinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılır ise, talep üzerine borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın tahsiline karar verileceği ve bu zararın haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40'dan aşağı olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece senetlerdeki imzalardan birinin sahteliği kabul edilerek davacı kooperatifin bu senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Aleyhine hüküm kurulan davalılar A.E.T. ve A.B. senetlerin son hamili olup, senetlerin keşideciden sonra ciro silsilesi geçirdiği görülmektedir. Her ne kadar sahtelik iddiası her zaman herkese karşı ileri sürülebilir ise de, son hamil olan bu davalıların kötü niyetli hamil oldukları veya takibin bu davalılarca haksız ve kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının davalılardan A.E.T. ve A.B. yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılardan A.E.T. ve A.B. yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 30.000.000'ar lire vekillik ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı temyizden her bir davalıya ödenmesine, ödedikleri temyiz peşin harçları istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 6.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy