(818 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kayseri 5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.2.1998 tarih ve 174-98 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, işletmesi müvekkili tarafından yürütülen ve mülkiyeti davalı belediyeye ait otelin kiracılık sıfatının sona ermesi nedeniyle davalılara teslim edildiğini, ihale şartnamesine göre demirbaş ve faydalı masrafların davalılarca karşılanması gerektiğini, taraflar arasında devir-teslim protokolü yapılmış ise de, birtakım masrafların eksik veya hiç gösterilmemesi nedeniyle protokolün çekinceli olarak imzalandığını, nakliye masrafları ile birtakım çevre düzenleme masraflarına hiç yer verilmediğini ileri sürerek, şimdilik (936.699.000) liranın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı belediye vekili cevabında, kira bedellerini ödemede temerrüde düşen davacının yargı yoluyla tahliye ettirildiğini, yapılan tespit ve mutabakat gereği davacıya alacağının ödendiğini, hatta tespit listesindeki birtakım eşyaların dahi teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, otel için yapılan masraflar ve demirbaş bedellerinin taraflarca ayrı ayrı tespit ettirilmiş olup, tespit raporları arasındaki çelişkinin yatırılan bilirkişi incelemesi ile giderildiği, ödendiği ihtilafsız olan bedel dışında davacının talep etmekte haklı bir alacağının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan Kardelen Tur Otelcilik San Tic AŞ. işletmenin yeni kiracısı olup, önceki kiracı olan davacı ile aralarında bir sözleşme ilişkisi olmadığı gibi, sorumluluğunu gerektirecek bir eylemi de ileri sürülmediğine göre bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddi gerekir ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, bu davalı yönünden temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı belediyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, işletmenin önceki kiracısı olup, işletme için gerekli olan bazı eşyaların naklinin davacı yönünden zaruret ve menfaati olması ve nitekim davacının bu yeri belli bir süre işleterek kazanç elde etmiş olması karşısında davacının nakliye bedellerine ilişkin temyiz itirazı ve yine, Ticaret Odasınca yapılan tespit ve değerlendirme oldukça yüzeysel olup, bu miktar nazara alınamayacağından davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de, bazı eşyaların teslimine ilişkin yazılı protokol olması karşısında yazılı belgeye karşı tanık dinlenmesinin mümkün olmamasına ve davanın sadece davalı belediyeye teslim ve iade edilen eşya bedellerine ilişkin olmayıp, işletmeye yapılan bazı faydalı masrafların da dava konusu edilmiş bulunması karşısında, mahkemece, gerçeğin ortaya çıkması için mahallinde keşif icrası ile davacının talep edebileceği faydalı masraf bulunup bulunmadığının tespiti, işletmenin davacıya ilk teslimine ait varsa devir-teslim tutanağının da getirtilerek şimdi yapılan devir-teslim tutanağı ile karşılaştırılması ve 5.7.1995 tarihli ihale şartnamesi hükümleri de gözönünde tutularak davacının talep etmekte haklı bir alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.9.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy