(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 336)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.11.1996 tarih ve 800-670 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar Ali Kaya, Necmettin Özcan, Alaattin Bayer, Rıza Elhan vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.11.1998 gününde taraflar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin S.S. Filiz Konut Yapı Kooperatifi ortaklığından ihraç edilen davalı Ali Kaya'nın yerine ortak olarak alındığını, bilahare bu davalının açtığı ihraç kararının iptali davası ve tapu iptali-tescil davası lehine neticelenerek, müvekkiline tahsis ve tapuda tescil edilen konutunun elinden alındığını, aidat, kredi geri ödemeleri ve diğer borçların müvekkilince ödendiğini, davalı Ali Kaya'nın sebepsiz zenginleştiğini, o dönemdeki yönetim kurulu üyeleri olan diğer davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek bu ve birleştirilen davada toplam 300.000.000 liranın sebepsiz iktisap tarihinden itibaren yasal gecikme faizi ile birlikte öncelikle davalı Ali Kaya'dan bu mümkün olmadığı takdirde diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ali Kaya vekili müvekkilinin açtığı davayı kazanıp ortaklığa dayalı hakkından doğan konutu aldığını, borçları ödediğini, sebepsiz iktisabın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Rıza Elhan kooperatifin 14.2.1998 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca tasfiye edildiğini, Ali Kaya'nın dışındaki kendisi ve diğer davalıların tasfiye kurulunda görev aldıklarını, alacaklıların bir yıl süre içinde tasfiye kuruluna müracaat etmeleri için ilanlar yapıldığını savunmuş, birleştirilen davadaki cevabında zamanaşımı yönünden de davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece iddia, savuma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; konutun mülkiyetinin davalı Ali Kaya'ya geçtiği 23.6.1993 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar Ali Kaya, Rıza Elhan, Necmettin Özcanlı, Alaattin Bayar vekilleri temyiz etmişlerdir.
Davacı Ali Kaya yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından ihraç edilip bilahare açtığı dava sonunda mahkemece ihraç kararının iptal edilmesi üzerine ortaklık statüsüne yeniden kavuşmuştur. Ali Kaya hakkındaki ihraç kararı kesinleşmeden yerine davacı Nahit Zülfükar ortak olarak alınmış kur'ada kendisine isabet eden B-2 Blok zemin kat 3 nolu Daire, Ali Kaya baştan beri sahip olduğu ortaklık statüsüne yeniden kavuştuğundan ve Nahit Zülfükar'a göre daire tahsisinde öncelik hakkı bulunduğundan mahkeme kararı ile Ali Kaya'ya verilmiştir. Böylece hem davacı hem de davalı kooperatifin ortağı olarak kalmışlardır.
Bu durumda davacı ve davalı Ali Kaya ortaklıktan doğan borçlarından kooperatife karşı sorumludurlar. Davalı Ali Kaya baştan beri ortak olduğundan ihraç edildiği dönemde ödenmemiş aidat borçları varsa, bunu ancak kooperatif talep edebilir.
Davacının Ali Kaya yerine kooperatife ödeme yapması söz konusu olamaz. Kendi ortaklığından doğan borçlarını ödemiştir. Davacı geçerli bir ortaklığı bulunmasına rağmen konut alamamış ise buna ilişkin talebini kooperatife yöneltmesi veya yönetim kurulunun işlemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası varsa 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 98. maddesi yollamasıyla TTK.nun 336 ve devamı maddeleri çerçevesinde yönetim kurulu üyelerine yöneltilmesi gerekir. Nitekim davacı dava dilekçesinde yönetim kurulu üyelerine karşı bu anlamda bir iddiada bulunmuştur.
O halde davalı Ali Kaya'nın kooperatif ortağı sıfatıyla hakkı olan konutu edilmesinde sebepsiz iktisaptan bahsedilemez.
Davacı, ferdi mülkiyete geçilmesinden sonra bankaya konut kredisi geri ödemesi yapmış ise; bu kredi konutla ilgili olduğundan bu ödemelerini Ali Kaya'dan isteyebilir. Ancak davacının ferdileşmeden sonra bankaya yaptığı kredi ödemelerini kanıtlaması gerekir. Öte yandan, davalı Ali Kaya dışında mümeyyiz davalıların sıfat ve sorumlulukları da belirlenmeden aleyhlerine hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar üzerinde durulması, bu yönde araştırma ve inceleme yapılarak sonucu çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Ali Kaya, Rıza Elhan, Necmettin Özcanlı ve Alaattin Bayar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA, davalılar vekilleri duruşmaya gelmediklerinden vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 26.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy