(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K m. 428)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.5.1998 tarih ve 753-337 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili üyesi olan davalının aidatlarını ve diğer borçlarını ödemediği gibi aleyhine başlatılan takibe de haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresinde cevap vermemiş, bilirkişi raporlarına itiraz etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı alacağının 137.769.513 TL tuttuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne katibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamamsına göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı kooperatif vekilinin temyizine gelince, davacı alacağının aidatlara ilişkin bölümü davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir. Yani likit olduğuna göre, takibin devamına karar verilen miktardaki elektrik ve su ile ilgili bölüm dışındaki alacağı yönelik icra inkar tazminatı istemini kabulü gerekirken aksine düşünceyle bütün alacak yönünden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, 3.11.1996 tarihli genel kurul kararı uyarınca üyelere bölüştürülecek elektrik ve su faturalarından doğacak gecikme cezalarının paylarını ödemeyen üyelerden istenebilmesi için bu cezaların kooperatifçe yatırılmış olması gerekmektedir. Mahkemece bu konuda davacının beyan ve delilleri sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafları sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 28.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy