(6762 S. K. m. 599, 711, 730)
Dava: Hasımsız olarak açılan davadan dlayı Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.6.1998 tarih ve 12-255 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilin satıcı Yako Hanonya'dan satın aldığı fotokopi makinası bedeline karşılık 100.000.000 TL peşin ve bakiyesi içinde 6 adet toplam 757.000.000 TL lık çek keşide ederek davalıya verdiğini, ancak satıma konu makinanın eski ve kullanılmış olduğu ve değerinin 250.000.000 TL olduğunu, satıcının müvekkili yanıltarak bozuk makinayı değerinin çok üzerinde sattığını ileri sürerek, çeklerin tedbiren ödenmesinin durdurularak iptallerine karar verilmesini istemiştir.
Yako Hanonya vekili davalı sıfatı ile verdiği yanıtla çeklerin fotokopi makinası alımı ile ilgisi olmayıp, müvekkilin pazarlama elamanı olarak çalıştığı Zümbül Cerasi'den alınan mal bedeli olarak verildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; çekleri elinde bulunduran Yako Hanonya'nın davaya dahil ettirilerek toplanan kanıtlar ve Yako tarafından yapılan usulüne uygun yemine göre; çeklerin dahili davalıya fotokopi makinası alımı karşılığı verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; keşideci tarafından hasımsız olarak açılmış çek iptali davasıdır. Dava dilekçesinde iptal istemine gerekçe olarak çek hamili Yako'nun sattığı fotokopi makinasının ayıplı olduğu gösterilmiştir.
TTK.nun 711. maddesi uyarınca hasımsız olarak çek iptali davası açma hakkı hamile ait olup, keşidecinin böyle bir dava açma hakkı yoktur. Ancak; dava dilekçesi içeriğinden keşidecinin mal bedeli olarak verdiği çeklerin, satıma konu emtianın ayıplı olduğu iddiasıyla karşılıksız kaldığı gerekçesi ileri sürülerek iptal istenmiş olup, hukuki niteliği itibariyle dava borçlu olmadığının tespiti niteliğindedir. TTK.nun 730. maddesi yollamasıyla TTK.nun 599. maddesi uyarınca açılacak menfi tespit davasının hasımlı olarak açılması gerekir. Dava hasımsız olarak açılmış olup, HUMK.dan hasımsız olarak açılan davalarda dahili dava suretiyle taraf teşkili yapılması mümkün değildir. O halde, davanın hasımsız açılmış olması nedeniyle usulden reddi gerekir iken, yazılı şekilde işin özüne girilerek esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy