(1086 S. K. m. 38, 39, 73, 83)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 30.7.1998 tarih ve 1058-1541 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı G. Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde aracını sigortalatmak üzere davalı acente A. Ltd Şti.ne gittiği esnada aracın hasarlandığını ancak sigorta tazminatını ödemeye yanaşılmadığını ileri sürerek hasar bedeli 103.500.000 liranın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. Ltd Şti vekili, müvekkilinin acente olduğunu, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur. Dahili davalı G. Sigorta AŞ davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davalı A. Ltd Şti.nin acente olması nedeniyle davada davalı sıfatı bulunmadığı, davacı aracında meydana gelen hasardan davalı G. sigorta AŞ.nin sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davalı acente hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, 103.500.000 lira alacağın davalı G. Sigorta AŞ.den yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, sigortalı araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketinden kasko sigorta sözleşmesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilince dava acente A. Limitet Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti hasım gösterilerek açılmış, mahkemece diğer davalı G. Sigorta AŞ.nin davaya dahil edilmesi için davacıya verilen mehil üzerine bu davalı da dahili davalı sıfatıyla yargılamaya katılmış ve aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Oysa usul Yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiş olup, sorumlu olarak gösterilen hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlu davaya dahil edilerek hakkında hüküm tesis edilemez. O halde aleyhinde usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava bulunmadığından G. Sigorta AŞ. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı G. Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy