(1163 S. K. m. 19)
Taraflar arasındaki davanın Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 27.3.1998 tarih ve 206-67 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların 1987 yılında evlendiklerini, davalı eşin Yalvaç Maliyesinde çalışması ve davalı kooperatifin başka kurumda çalışanları üye kaydetmemesi nedeniyle davalı eşin kooperatife üye olduğunu, gerçekte ise eşlerin 1/2'şer pay sahibi olduklarını, tarafların anlaşamaması nedeniyle boşanma davası açıldığını ileri sürerek kooperatifteki davalı H. Zehra adına olan hissenin iptaline, 1/2'şer hisse olarak tarafların davalı kooperatif üyesi olduklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. Zehra vekili, aidatların ödenmesinde davacının katkısı olmadığını, tümünün müvekkilince ödendiğini, üyeliğe bu şekilde kabulün mümkün olmadığını, ancak alacak davası açılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, karı koca olan davacı T. ile H. Zehra'nın evlilik birliği içerisinde maliyecilerin kurmuş olduğu kooperatife üye olmak istedikleri, kooperatifin niteliği gereği H. Zehra adına üye oldukları, davacının, kooperatifteki davalı H. Zehra adına olan hissenin 1/2 sini istemek yerine, ödenen aidatlara ilişkin yardımlarını dava edebileceği, davacının üyelik aidatlarına yardımının ona üyelik hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kooperatif payının bölünmesinin 1163 sayılı Kanun'un 19. maddesinde açık bir biçimde hükme bağlanmış bulunmasına göre, davacının yarı pay için açtığı pay tescil davasının reddi doğru olup, davacı tarafından tazminat davası ikame edildiği takdirde davacının pay karşılığı edinilen konuttaki katkısının değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 596.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy