(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 24.6.1998 tarih ve 1996/1233-1998/1123 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 20.4.1999 günde davalı avukatı Saniye Ülgen geldi davacı avukatı tebliğata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Çiftçi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski yöneticisi olduğunu kooperatife işlerin erken bitmesi için borç para verdiğini karşılığında toplam 422.000.000 lira borç senedi ve çekler aldığını paranın ödenmemesi üzerine davalı hakkında takip yapıldığını davalının yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 3.4.1996 tarihli 372.000.000 liralık borç senedinin alacaklısı ve borçlusu olarak gözüken kişilerin kendisi ve başkanı olduğunu bu durumun Kooperatifler yasası 59. maddelerine aykırı olduğunu davacının başkanlıktan ayrıldıktan sonra çeklerin alacakları davacıya temlik ettiğini bunun yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre, davacının davalı kooperatiften var olduğunu ileri sürdüğü alacağını yasal biçimde kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin eski yöneticisi olan davacının, kooperatife ödünç verdiğini ileri sürerek ödediği meblağın tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/6 ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 45. maddeleri uyarınca, kooperatif yönetim kurulu üyeleri kendileri ile ilgili işlemlerin görüşüldüğü yönetim kurulu toplantılarına katılamazlar ve oy kullanamazlar. Oysa, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi olan davacının kendisinden borç alınmasına ilişkin yönetim kurulu toplantılarına ve kararlarına katılmıştır. Kooperatif Anasözleşmesi'nin 48/I md. göre toplantı nisabı yönetim kurulu üyelerinin yarıdan fazlası olan ikidir. Davalı kooperatifçe, sözkonusu kararlara yönetim kurulu başkanı olan davacının bu tarihlerden önce ortaklıktan ayrılması nedeniyle yönetim kurulu üyelik sıfatını kaybettiğini ileri sürdüğüne göre, öncelikle, bu iddianın araştırılarak 372.000.000 liralık borç senedinin düzenlenmesine dayanak oluşturan, yönetim kurulu kararlarının geçerli olup olmadığının saptanması gerekirken, bu husus üzerinden durulmaması doğru görülmemiştir.
Davacı, davalı kooperatife ödünç verdiğini iddia ettiğine göre, bu iddianın ispatı davacıya düşer. Böyle bir ödünç verme olgusunun da kesin delillerle ispatı gerekir. Bu bakımdan ödünç olarak verildiği iddia olunan paranın kooperatif kasasına girip, girmediğini bilirkişilere incelettirilmesi gerekir. Oysa, bu konuda mahkemece alınan bilirkişi raporu yetersiz olup, karar vermeye elverişli bulunmamaktadır. Şayet bu yolla davacı iddiası saptanamıyorsa, davacının davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlattırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy