(818 S. K. m. 83) (3095 S. K. m. 4/a)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 24.6.1998 tarih ve 790-798 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil bankanın Meşrutiyet Şubesinde döviz hesabı bulunan davalıya hesabından 1.350 DM ödenmesi gerekir iken yanlışlıkla 1.350 USD ödeme yapıldığını ileri sürerek, 555.04 USD fazla ödemenin 22.5.1997 tarihinden itibaren en yüksek banka döviz mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya 552.75 USD fazla ödemesi bulunduğu, ödeme tarihindeki kur üzerinden davacı alacağının 76.517.182 lira olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne bu miktarın 23.5.1997 tarihinden itibaren efektif satış kuru üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı banka tarafından, davalının hesabından yapılan fazla ödemenin tahsiline ilişkindir. Davalının Alman markı vadeli mevduat hesabından mark yerine aynı miktarda dolar ödendiği dosyaya sunulu belgelerle sabittir. Davacı banka, BK.nun 83.maddesi uyarınca döviz olarak yapılan fazla ödemenin aynen tahsilini talep hakkına sahiptir. O halde mahkemece, davalıya yapılan fazla ödemenin aynen döviz olarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekir iken, ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacı banka dava dilekçesinde döviz alacağın en yüksek banka döviz faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesini istemiş olup, istem 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine de uygundur. O halde mahkemece, TC Merkez Bankasının bir yıllık vadeli USD hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı temerrüt tarihi itibariyle sorulup bildirilen oran üzerinden faiz yürütülmek gerekir iken yazılı şekilde, infazda tereddüt yaratacak şekilde faiz kararı verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle dahi davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy