(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 20.5.1998 tarih ve 123-508 sayılı kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi D.D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ancak ortaklıktan ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için dava açıldığını, davanın leyhlerine sonuçlanarak kesinleştiğini, bu arada kur`a çekiminin yapıldığını, bunun iptali için açılan davanın ret ile sonuçlanıp kesinleştiğini, 26.3.1995 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında müvekkiline tazminat ödenmesine karar verildiğini ancak halen ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000.000.000 lira tazminatın ihraç kararının verildiği 5.6.1984 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının kooperatife ödemesinin göz önüne alınmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 1.591.775.952 lira`nın dava tarihi 5.3.1997`den itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, kooperatifin ortağı iken ortaklıktan çıkarıldığı ve mahkeme kararı ile ortaklığa döndüğü, davalı kooperatifte davacıya verilecek bir konut bulunmadığı bu durumda davacının tazminat talep etme hakkı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık tazminatın ne şekilde hesaplanacağı hususunda toplanmıştır.
Dairemizin önceki kararları ile davalı kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu sebeple konut veya işyeri alamayan bir ortağın eksik ödemeleri sebebiyle kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği ( 6 ) bent halinde sayılan hesaplama formülü ile belirlenmesi gerekeceği içtihat edilmiştir.
Ancak, uygulamada bu formüldeki güncelleştirme işleminde gerek uyarlamaya esas alınan endekslerin değişik olmaları, gerekse bu formüldeki ( 5 ) ve ( 6 ) bentlerdeki iki çıkarma işleminin ard arda uygulanması, kimi hallerde eksik dahi olsa bir ödemesi olan ortağa verilmesi gereken bir tazminat miktarının mutlaka olması gereken, bu formülün sıfır veya eksi bakiye verdiği gözlenmiştir.
Bu durum karşısında tazminat hukuku ilkelerine ters düşen bu formülden ( 5 ) ve ( 6 ) numaralı bentler çıkarılarak, ( 5 ) numaralı bent yerine uyuşmazlığı daha adil çözüme vardırmasının doğru olacağı düşünülen orantı formülü ilave edilmesi uygun görülmüştür. Ayrıca, bu formüldeki güncelleştirmede kullanılan endeksin ( Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış Ortalaması ) nın esas alınarak, farklı bilirkişilere göre farklı kararların çıkmasının da önlenebileceği düşünülmüştür.
O halde, yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesinin aşağıdaki şekilde formüle edilmesi gerekmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibarı ile toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak ) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda ( 1 ) numaralı bentte bulunan değerden ( 2 ) numaralı bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri ( 2 ) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda ( 2 ) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda ( 3 ) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının ( 4 ) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, ( 4 ) numaralı bentte bulunan miktar, ( 3 ) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın ( 2 ) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece ( talepte değerlendirilerek ) bu miktara hükmedilebilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 25.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy