(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 16.9.1998 tarih ve 621-822 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası içni Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığını, ihraç kararının usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, anasözleşmenin 14. maddesine göre parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren üyelere yönetim kurulunun borcun ödenmesi için 30 günlük sürenin verileceğinin belirtildiği davacıya gönderilen uyarı Mayıs ayı aidatını da, kapsamakta olup, bu durumda davacıya ilk uyarının en erken 1.7.1996 tarihinde gönderilmesi gerekirken bu süre verilmek gerekirken 10 günlük süre verilmeksizin ana tüzüğe aykırı olduğunu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 19.10.1996 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif ortaklığından çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatif ortaklığından usulsüz olarak çıkarıldığını ileri sürerek, çıkarma kararının iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, çıkarma kararının yasaya uygun olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, uyarıların ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 14/2. maddesinde "parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirmeleri üzerine yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 30 gün içinde bu yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin" ortaklıktan çıkarılacağı öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere, anılan ana sözleşme hükmü tek ihtarla ihraca ilişkindir. Oysa 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ve Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, iki uyarıyı içermeyen anasözleşmenin sözkonusu hükmü geçersizdir. Bu durumda davalı kooperatifçe davacıya 10 gün ve 1 ay süreli ihtarlar çıkartılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece aksine bir yorumla 1. uyarının geçersiz olduğu şekildeki düşünce yerinde bulunmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, anasözleşmenin anılan maddesi hükmünde, parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirenlere ihtar çekileceği belirtilmiş olduğuna göre, 30 günlük sürenin ne zaman başlayacağı, diğer bir deyişle borcun ne zaman muaccel hale geleceği önem kazanmaktadır.
O halde, mahkemece anasözleşme gözönünde bulundurularak, genel kurul kararları getirtilip incelenmek, aylık ödemelerin zamanları saptanmak ve buna göre istenen Mayıs ve Haziran 1996 yılı aidat borcunun muaccel olup olmadığı, belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy