(2918 S. K. m. 95)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 15.7.1998 tarih ve 633 - 500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın dava dışı şahsa ait araca ağır kusurlu olarak kırmızı ışıkta geçmek suretiyle çarparak hasarlandırdığını, hasar bedelinin zarar gören araç sahibine ödendiğini, poliçe genel koşulları 4/a maddesi uyarınca sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu ileri sürerek 175.208.913,- TL. nin 6.8.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, olayda ağır kusurları olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıya ait sigortalı aracın sürücüsünün kırmızı ışıkta geçerek dava dışı şahsa ait aracını hasarlandırmasında ağır kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 172.000.000,- TL. nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından sigortalı aleyhine açılmış rücuen tahsil davasıdır. Davacı sigorta şirketinin, sigortalı aracın neden olduğu zararlardan dolayı, zarar gören 3. şahıslara ödeme yaptıktan sonra hangi hallerde kendi sigortalısına rücu edebileceği genel olarak Karayolları Trafik Yasasının 95/2 maddesinde, ayrıntılı olarak da zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel koşulları 4. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. ZMSSP genel koşullar 4/a maddesi uyarınca sigorta şirketinin ödediği tazminat için sigortalısına rücu edebilmesi ancak, olayda sigortalı veya sürücünün kasdi bir hareketi veya ağır kusurunun saptanması durumunda mümkündür. Somut olayda davalı sigortalının sürücüsü kırmızı ışık kuralını ihlal ederek 3. şahsa ait araca çarparak hasırlandırmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda kırmızı ışığı ihlalin %100 kusur olduğu ve bu durumun ağır kusur teşkil ettiği görüşü bildirilmiş ise de, kusurun %100 oluşu başlı başına sürücünün ağır kusurlu olduğunun kabulünü gerektirmez. Nitekim Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. O halde, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy