(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.10.1998 tarih ve 1995/601-1998/899 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, Alanyada bulunan ... Otelin işletme hakkını 3 yıllığına davalıdan devraldığını, aralarında yapılan protokol gereği davalının ek sözleşme yapmaktan kaçındığını, işletmenin çalışır durumda teslim edilmediğini, bakım ve onarımın kendisi tarafından yapıldığını, bu şekilde 50.000.000 lira zarara uğradığını, 1993 yılında oteli işlettiğini, 1994 yılında yeterli müşteri bağlantıları yapamadığından oteli geçici olarak kapattığını, ancak davalının oteli fiilen işgal ederek geri aldığını, 12.1.1995 tarihli ihtarname ile tek taraflı fesih yaptığını, haksız fesih nedeniyle 100.000.000 lira zararı olduğunu, üç yıllık işletme hakkı için ödenen 600.000.000 liradan 1995 yılına tekabül eden 200.000.000 lira alacağı ile otelde kalan eşyalar karşılığı 100.000.000 lira olduğunu ileri sürerek, toplam 450.000.000 liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini savunarak, açtığı karşılık dava ile davacı tarafından ödenmesi gereken vergi, resim, harçların kendisi tarafından ödendiğini, davacının ihtarlara karşın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, feshin haklı olduğunu ileri sürerek, davacı yerine ödenen 285.140.000 liranın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının belli bir süre işletmeye ara vermesi, sözleşmede yazılı giderleri ödememesi veya geç ödemesi ve bunların sonuçlarının ek sözleşmede belirtilmediği, davacının ödemekle yükümlü giderleri davacının talep hakkı olup, ancak davalıya sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği, davacının karşılamak zorunda olduğu giderlerin nelerden ibaret olduğunun kanıtlanamadığı, otelde kalan eşyalar için kanıt ibraz etmediği, işletme parasının 1995 yılına tekabül eden 200.000.000 lirayı isteyebileceği, ayrıca 1995 yılı işletme zararının 28.607.268 lira olarak belirlendiği, davalının su, elektrik, telefon giderleri toplamı 104.629.000 lira ödemiş olup, bu miktarın davacının işlettiği tarihlere tekabül ettiği, vergiye ilişkin istemin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 200.000.000 liranın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemlerin reddine, karşılık davanın 104.629.000 lirasının reeskont faizi ile davacıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1 - Davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Yukarıda özetlendiği gibi, davacı vekili taraflar arasında düzenlenen işletme devir hakkı sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, haksız fesihten dolayı uğradığı kazanç kaybı, peşin ödediği işletme (kira) bedeli, işletmede kalan eşya bedeli ve otele yapılan birtakım masrafların tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının oteli kiraladığı süre içerisinde sözleşmeden kaynaklanan telefon, elektrik, su, vergi, harç vs. mükellefiyetleri yerine getirmediğinden sözleşmenin 5. ve 7. maddelerine aykırı davrandığını bu nedenle feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 1.1.1993 başlangıç tarihli İşletme Devir Hakkı Sözleşmesinin 5. maddesinde İşletmenin devralındığı tarihten itibaren tüm hukuki ve cezai sorumluluk işletici Y.G.ye aittir. İşletmenin işletilmesi nedeni ile doğacak olan sigorta primleri, vergi, resim, harç, telefon, elektrik, su ve diğer tüm mükellefiyetler işletici Y.G.ye aittir hükmü mevcuttur.
Yine sözleşmenin 7. maddesi uyarınca Tarafların mükellefiyetlerini yerine getirmemesi halinde taraflara 30 (Otuz) gün içerisinde mükellefiyetlerini yerine getirme ihbarı yapılacak ve yine mükellefiyet yerine getirilmezse tek taraflı fesih yapılacağı öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde elektrik, su, telefon gibi edimler mükellefiyet olarak öngörüldüğüne göre, bunların sözleşmenin asli edimi olarak kabulü gerekmektedir. Davalı, davacıya söz konusu edimleri yerine getirmesi için usulüne uygun ihtar çekmiş ve 30 günlük sürede edimlerini yerine getirmediği takdirde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiği, davacının ise, belirtilen sürede edimlerini yerine getirmediği anlaşıldığına göre, feshin haklı olduğunun kabulü gerekirken, aksine bir yorumda sözleşmeden doğan giderlerin ödenmemesinin veya geç ödenmesinin fesih hakkı vermeyeceğinin kabulü doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3 - 1. bentteki bozma nedeni gözönüne alındığında haksız fesih söz konusu olmadığından, davacı bundan dolayı kazanç kaybı isteyemez.
Davacının 1995 yılına ilişkin 200.000.000 liralık işletme (kira) bedelini isteyip isteyemeyeceği hususuna gelince; davalının sözleşmeyi feshettikten sonra, dava konusu otelin konumu da dikkate alınarak, tekrar kiraya verilebilmesi için gerekli makul bir sürenin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve davacının geri isteyebileceği miktarın buna göre değerlendirilmesi gerekirken, tümünün iadesine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve kararın bu nedenle de, davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA 19.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy