(6762 S. K. m. 1295, 1297)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ürgüp Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 20.11.1998 tarih ve 1998/11-1998/471 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. i. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iki adet ineğin davalı sigorta şirketi nezdinde sağlık sigortası yapıldığını, müvekkilinin ortağı bulunduğu diğer davalı kooperatif aracılığı ile primlerin ödendiğini, ineklerden birinin 25.2.1997 tarihinde ölü yavru attığını ve bunun veteriner hekim kontrolünde imhasına karar verildiğini, değerinin 32.000.000 lira olarak tespit edildiğini, sigorta bedelinin ödenmesi için yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 32.000.000 liranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili, sigorta poliçesinin 15.10.1996/97 vadeli olarak düzenlendiğini, primin ilk taksidinin 21.10.1996 tarihsil edildiğini, ödeme planına göre 25.11.1996 tarihinde ödenmesi gereken 2. taksidin 7.2.1997 tarihinde ödendiğini, prim taksidi zamanında ödenmediğinden TTK.nun 1295, maddesi uyarınca, poliçenin münfesih sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, primlerin zamanında ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı kooperatifin ortaklarından sigorta primi toplamak ve sigorta şirketine ödemek gibi bir yetki ve sorumluluğu olmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın reddi gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden, davacıya ait ineklerle ilgili poliçenin 15.10.1996 tarihinde düzenlendiği, primin ilk taksidinin 21.10.1996 tarihinde ödendiği ikinci taksidin 25.11.1996 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldğı ve fakat 3.2.1997 tarihinde ödendiği, TTK.nun değişik 1295. maddesi gereğince primlerin tespit ve tayin edilen herhangi bir taksidini vade bitiminde ödemeyenin temerrüde düşeceği ve temerrüdü tayin eden 15 gün içinde, sigorta ettiren primi ödemese sigorta teminatının duracağı düzenlenmiş bulunmasına göre, davacı hasarının teminat dışı kalacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda özetlendiği gibi, davacı vekili, davalı sigorta şirketine ineklerini sigortaladığını, poliçe süresi içerisinde riziko gerçekleşmesine karşın sigorta parasının kendisine ödenmediğini ileri sürerek sigorta bedelinin tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili ise, primlerin belirlenen vade tarihlerinde ödenmediğini, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini savunmuştur.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TTK.nun 1295/2. ve 1297/2'nci madde hükümlerinde, sigorta primi taksitlerinin ne şekilde ödeneceği düzenlenmiş ve vadelerinde ödenmemesi halinde sigorta sözleşmesinin hükümsüz olacağı öngörülmüştür.
Ne var ki, somut olaya bakıldığında, davacı yanın yukarıda anılan kanun hükümlerinde öngörülen sürelerin bitiminden sonra ve gecikme ile de olsa prim taksidini (13.2.1998 tarihinde) yatırmış olduğu, davalı sigortacı da, bunları kabul ve tahsil etmiş olup, rizikonun da, bu tarihten sonra (25.2.1997 tarihinde) gerçkeleşmiş bulunmasına göre, sözleşmenin geçerliliğini sürdürmekte olduğu kabul edilerek, bu sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyzi itirazlarının kabuül ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy