(6762 S. K. m. 41, 47, 52, 54)
Dava: Taraflar arasındaki Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 10.12.1998 tarih ve 1997/668-1998/805 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 14.9.1999 günde davacı avukatı M.G.B. geldi, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı avukatı "ECZACIBAŞI" sözcüğünün müvekkili şirketin ve bünyesinde yer aldığı holdinge bağlı birçok şirketin ticaret unvanında yer aldığını ve kılavuz sözcük olduğunu ayrıca tanınmış marka olarak şirket adına tescilli bulunduğunu, davalının "Eczacıbaşı" unvanı ile eczane işlettiğini ve böylece iltibasa yol açtığını ileri sürerek davalının "Eczacıbaşı" unvanını haksız olarak kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş ve müvekkilinin "Eczacıbaşı" sözcüğünü eczane adı olarak kullandığını, davacının sanayici olup, iş kollarının farklı olduğunu iltibastan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının "Eczacıbaşı" sözcüğünü eczanesinde işletme adı olarak kullandığı, davacının eczane işletmesi şeklinde bir ticari faaliyetinin bulunmaması, davalının da ilaç üretimi, pazarlaması ve satışı gibi bir faaliyetinin olmaması nedeniyle iltibasa yol açacak bir kullanım söz konusu olmadığından haksız rekabetin yasal unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, tüzel kişi tacir olup, "Eczacıbaşı" sözcüğünü içeren ticaret unvanını usulüne uygun olarak tescil ettirip, münhasıran kullanma hakkına sahip olmuştur (TTK. md. 51). Bu durumda davacı TTK'nin 47/2. maddesine göre bu ticaret unvanını ülke sınırları içinde tekel şeklinde kullanma hakkına sahiptir. Yine, TTK'nin 54. maddesinde aynen şu hüküm yer almaktadır.
Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise kusur halinde bunun da tazminini isteyebilir."
Davalı, "Eczacıbaşı" sözcüğünü eczanesinde işletme adı olarak kullanmaktadır. Davalı tarafça bu işletme adının tescil ettirildiği de iddia edilmemiş ve ıspatlanmamıştır.
TTK'nin 55. maddesine göre, işletme adları hakkında dahi yine aynı kanunun ticaret unvanına ilişkin 43/fk. 2, 52, 53. ve 54. maddeleri uygulanır.
Dava konusu olayda davalı, davacının ticaret unvanında yer alan "Eczacıbaşı" sözcüğünü işletme adı olarak aynen kullanmakta ve davacının TTK'nin 52. ve 54. maddeleri gereğince korunması gereken ticaret unvanına tecavüz etmektedir. Kaldı ki her iki tarafın ticari faaliyet alanlarında "ilaç satışı" vardır.
Bu durumda mahkemece, TTK'nin 54. maddesi gereğince davanın kabulü ile davalının, davacının ticaret unvanını kanuna aykırı olarak kullanmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 65.000.000.- lira avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy