(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 7.10.1998 tarih ve 1997/78-1998/661 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 8.6.1999 günde davacı avuatı D ile davalılar avukatları Y ve F gelip temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların kiracı olarak kullandıkları 7 katlı işyerinin müvekkilince 9.6.1994 tarihinde satın alındığını, durumun davalılara bildirilmesine rağmen 10 aydır kira bedellerini ödemediklerini ileri sürerek 10 aylık kira bedeli 10 milyar liranın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan S AŞ vekili cevabında, müvekkilinin mecuru önceki malikinden 1.1.1992 tarihinden itibaren ve 5 yıllığına kiraladığını, aylık kirasının 25.000.000 liradan 5 yıllığını peşin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Koza ... Ltd. Şti. vekili cevabında, alt kiracı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A Kumaş Ltd vekili cevabında, müvekkilinin taşınmazı diğer davalı S AŞ.den kiralayıp, kira parasını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece, toplanan delillere nazaran, davacının 9.6.1994 tarihinde satın aldığı taşınmazın davalılardan S AŞ tarafından 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere taşınmazın önceki malikinden ve 5 yıllığına kiralanarak 5 yıllık kira bedelinin de peşin olarak ödendiği, sözleşmenin 13.1.1992 tarihinde tapuya şerhedildiği, sözleşmenin ayın zamanda noterden de onaylı olduğu, taşınmazın iflas idaresince satılması aşamasında sözleşmenin ilgili iflas müdürlüğüne gönderildiği, bu durumda kira sözleşmesinin muvazaalı olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar Dairemizin 23.1.1997 tarihli ilamı ile ve, "nizalı taşınmazın kayıt ve takyidatları ile ilgili yazışmaların kuşku yarattığı, bu nedenle, dava konusu mecurun tapu kaydı ve şerhlerinin celp edilip, mahalline uygunluğu denetlendikten sonra, diğer delillerle birlikte değerlendirilip, HUMK.nun 299.maddesi de gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi .." gerekçesi ile bozulmuştur. Her ne kadar mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden söz etmek mümkün değildir. Şöyle ki, dosyada mevcut resmi senede göre taşınmazın davacı tarafından 9.6.1994 tarihinde satın alındığı anlaşılmaktadır. yine Güngören Tapu sicil Müdürlüğünün mahkemeye hitaben yazdığı 12.5.1997 tarihli yazıda da, taşınmaz üzerindeki 13.1.1992 tarihli kira şerhinin 7.6.1994 tarih ve 5603 yevmiye ile terkin edildiği bildirilmiştir. Mahkemece, davacı iddiasını doğrular nitelikteki bir cevabi yazı üzerinde durularak taşınmaza ait tapu kayıtlarının olay tarihini kapsayacak şekilde tedavülleri (ve varsa takyidatları) ile birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğünden istenilmesi, kira ile ilgili şerhin ne zaman terkin edildiğinin dolayısıyla davacının taşınmazı takyidatsız olarak satın alıp almadığının açıklığa kavuşturularak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye davayı yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taktir olunan 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy